Normal olarak, Kadri Gürsel hakkındaki bu “suçlayıcı” delilleri bulan savcının yapması gereken şey, önce bu delillerin ne kadar güvenilir olduğunu araştırmak sonra da Kadri Gürsel’in lehine olan delilleri aramak olmalıydı.
Bir ceza soruşturmasında, kanunun savcıya verdiği görev bu çünkü.
Ama yapmamış, yaptıysa da elde ettiği lehteki delilleri saklamış ki (bu da savcının hanesine yazılması gereken bir görev suçu) iddianameyi yazıp, gazeteci Gürsel’i tutuklatabilsin. Sonra da bu iddianameyi mahkemeye göndermiş.
İddianameyi kabul eden mahkemenin yargıcı da kanunun kendisine verdiği görevi yerine getirmemiş. Delilleri kontrol edilmemiş bir suçlama içeren iddianameyi geri çevirmiş olması gerekirdi.
Yargıç ve savcının görevlerinin gereklerini yerine getirmemelerinin sonucu dokuz ay hapis!
Yargılama ilerleyip, savunmalar yapıldıkça iddianamenin ne kadar kof olduğu, mesnetsiz varsayımlardan ibaret olduğu daha da ortaya çıkacak.