Mehmet Y. Yılmaz: Reis'i kızdıracak istatistik, hanelerin ancak yüzde 5.7'sinin 'üç çocuklu' olması

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) “İstatistiklerle Çocuk 2025” bültenini bu hafta açıkladı ve Reis bundan hiç hoşlanmayacak, bunu biliyorum.

Raporu okurken “Acaba enflasyon istatistiklerindeki gibi rakamlarla biraz oynasalar daha mı iyi olurdu?” diye aklımdan da geçirdim.

Ama belli ki bunlar okumuş çocuklar, “en azından temel istatistiklere elleşmeyelim” demişler sanırım.

TÜİK’e göre 1970’te nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan çocuk oranı 2025’te yüzde 24.8’e geriledi.

Türkiye hızla yaşlanıyor, çocuk oranının 2100 yılında yüzde 14.5’e kadar düşeceği hesaplanıyor.

Reis’i kızdıracak istatistik, hanelerin ancak yüzde 5.7’sinin “üç çocuklu” olması.

4 ve daha fazla çocuk olan haneler ise yüzde 3’ü ancak buluyor.

Reis’in “üç çocuk” tavsiyesi neden hedefini bulmamış diye merak ediyorsanız şunu söyleyeyim ki Türkiye’deki her üç çocuktan biri “yoksulluk ve dışlanma riskiyle” büyüyor.

Yani arkadaşlar, yerli ve milli ahalimiz de dünyanın başka yerlerinin yerli ve milli ahalilerinden farklı değil.

Doğum oranları düşüyor çünkü ekonomik belirsizlikler, yüksek yaşam maliyetleri ve buna bağlı olarak gelişen gelecek kaygısı, her çifti çocuk yapma konusunda tedbirli olmaya itiyor.

Öyle görünüyor ki Türkiye de çocuk gürültüsünü hasretle arayacak ülkeler arasına giriyor.

Mehmet Y. Yılmaz’ın yazısı