Mehmet Özyazanlar: Şarkıcılar ülkemizdeki ortalama futbol izleyicisini tavlamayı biliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Futbolun, insanlığın başına giderek daha fazla bela olmaya başladığı zamanlardayız. Tıpkı bazı gerici ideolojiler gibi futbol da kitlelere, sahip olduklarını sandıkları aidiyet üzerinden kendini üstte/ayrıcalıklı görme ve diğerlerini dışlayarak, aşağılayarak ya da yok sayarak davranmalarının bir zemini oluyor.

Özellikle uluslararası nitelik taşıyan karşılaşmalarda milliyetçiliği köpürtme işlevi görmesiyle de düzenin en kullanışlı, en verimli aparatları arasındaki yerini alıyor.

Üç hafta sonra, Türkiye’nin de mücadele edeceği dünya kupası başlayacak. Türkiye’nin turnuvaya katılma hakkı kazanmasıyla birlikte başta besleme medya ve ülkenin önde gelen büyük şirketleri olmak üzere milli duyguları sömürme ve milliyetçiliğin rantından nasiplenme yarışı da başladı.

İyiden iyiye dünya kupası havasına girmiş memleketimizde hemen her gün yeni bir milli takım marşı ya da şarkısının piyasaya sürüldüğünü görüyoruz. Eh, uyanık şarkıcılar da parsadan pay kapma yarışından geri duracak değillerdi ya…

Hepsi de savaş, fetih, kan, bayrak, Türk’ün gücü gibi üstünlükçü, militarist sözler içeren ve tribünlerdeki en geri yönelimleri bizzat yansıtan birbirinden berbat işler…

Şarkıcılar ülkemizdeki ortalama futbol izleyicisini tavlamayı biliyor. İçine ne kadar çok hamaset sokuştururlarsa şarkılarının o kadar çok ilgi göreceğini düşünüyorlar.

Mehmet Özyazanlar’ın yazısı