Mesela şu anda Suriye sınırında Türkiye’nin en çok canını sıkan konu, PYD üzerinden sahnelenen güç oyunu. Bu sıkıntıyı bertaraf etmek için çok da fazla seçenek yok. Türkiye ya şu ana kadar PYD’ye karşı sürdürdüğü sert politikayı aynen devam ettirecek, ya bugüne kadar olanları arşive kaldırıp yeni bir sayfa açacak ya da daha sofistike bir diplomasiyle onur kırıcı olmayan bir yol bulacak.
Ekonomik ve diplomatik rekabetin bu kadar acımasızca sürdüğü bir ortamda hem milli çıkarlarınızı koruyup hem de rakiplerinizi ürkütmeden ince diplomasi yürütmek elbette hiç kolay bir iş değil.
Esas maharet de bunu başarabilmek… Yoksa “Bütün dünya zaten bize düşman, madem rakiplerimiz bizi rahatsız ediyor, biz de onları rahatsız etmeye devam ederiz” demek en kolay iş. Ayrıca bunu yapmak için diplomasiye de ihtiyaç yok…
Galiba şu anda en çok ihtiyacımız olan şey, diplomasi koridorundaki düşmanlarımızı azaltıp, dostlarımızı çoğaltmak…