Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Açıkça ifade edelim, eğer bu teklif yasalaşırsa sivil toplum kuruluşları, gazeteciler, hatta bireyler tehdit altındadır. Mesela, Türkiye’den İsrail’e ticaret gemilerinin gidişini protesto ettiniz, teklifte yer alan ‘devletin iç veya dış siyasi yararları’na halel getirdiğiniz için, kelimenin tam anlamıyla siz bir ‘etki ajanı’sınız ve yeriniz cezaevi olacaktır. Geçtiğimiz haftalarda “İsrail’e vanalar kapatılsın” diyen bir vatandaşın kafası kırılmıştı, şimdi artık ceza da alacak, dayak ise bonus olarak kalacak…
Daha iki-üç gün önce gazeteci Adem Özköse, İsrail ordusuna silah tedarik eden BAE Systems’in İstanbul’da düzenlenen Saha Expo fuarındaki varlığını protesto ettiği için, güvenlik görevlileri tarafından boğazı sıkılarak gözaltına alınmıştı. Eğer teklif yasalaşmış olsaydı, hapis cezası da alacaktı.
Diyelim ki bir gazeteci olarak, Osman Kavala’nın AİHM’in “Derhal serbest bırakın” kararına rağmen, cezaevinde tutulmasının gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuk açısından doğru olmadığına işaret eden bir yazı yazdım. Teklif yasalaştığında, her ne kadar AİHM’yi iç hukukumuzun bir parçası haline getirmiş olsak da eğer mahkeme, AİHM’yi ‘dış güç’ olarak görüp bu yazının ‘devletin iç ve dış çıkarlarına’ zarar verdiği yönünde bir kanaat oluşturursa, rahatlıkla ‘etki ajanlığı’ndan hapis cezası verebilir.
İşte yasaklar manzumesi konusundaki bu başarı AK parti iktidarının başarısıdır!..