Ne yani, 15 Temmuz ve devamındaki 16 Temmuz’da yanıbaşındaki kardeşini, bacısını ve gencecik evladını hunharca öldüren o teröristlere bir de gül mü dağıtacaktı halkımız?
Gül dağıtanlarla yol arkadaşlığını pek seversiniz, biliriz…
Lakin bilesiniz ki bizim zalimlere ve katil sürülerine dağıtacağımız güllerimiz yok.
Biz bir yanağına vurulduğunda öbür yanağını çevirenlerden değiliz.
Ne zalimlere gül dağıtırız ne de gülücük.
Şahsi ikbalimiz için onlara göz kırpmayı, onlarla ağız birliği etmeyi veya onlarla aynı safa düşmeyi zül addederiz.
KHK gayet açık.
KHK münhasıran 15 Temmuz ve devamı olan 16 Temmuz’u kapsamaktadır.
Hep bir ağızdan “devamı” ibaresi üzerinden maraza çıkartanlara soruyorum: Diyelim ki yeni bir 15 Temmuz oldu. Halkımız direnmesin mi?
“Dirensinler ama hukuk içinde kalsınlar!” mı dediniz?
Karşınızda ölüm kusan silahlarını size doğrultmuş darbeci teröristlere “bir fiske bile kondurmayın, zinhar bir tokat bile indirmeyin ha, sonra hesap sorulur sizden!” demeye getirenler bal gibi darbe yanlısıdırlar.
Onlara kızmıyorum, zira onlar kendilerine verilen rolü oynuyorlar.
Lakin bizim mahalledeki kimi eski siyasetçilerin ve yazarların FETÖ’nün siyasi parti ve ayaklarıyla aynı telden çalmaları hem üzücü hem düşündürücü değil mi?
Herkes kendi rolünü oynuyor ve saflar giderek netleşiyor.
“Devamı”nı merak edenlere cevabımdır: 15 Temmuz’un devamında yeni 15 Temmuz’lar gelirse halkımızın darbeci teröristlere karşı şanlı direnişi devam eder.
Varsın o darbeci teröristlerin “siyasi itler”i ürümeye devam etsinler.
Ama biz asla darbeci teröristlere gül dağıtanlardan olmayız!