Şimdiki kuşak, “Ne var bu kadar Şebnem’de? Zaten söylediği de rock değil, arabesk yapıyor” gibi eleştiriler getiriyor. Olabilir, onların müzik zevkidir. Ama bazı gerçekleri saptırmaları da beni çileden çıkarıyor.
Ülkenin müzik zevkinin değiştiğinin farkındayım. Ne söylediği anlaşılmayan, birbiriyle ilgisiz dizeleri sırf kafiyeli diye okuyan şarkıcıların konserleri tıklım tıklım doluyor. Ben dinlemem ama dinleyene de söz etmem.
Fakat bu tür müziği dinleyip Şebnem Ferah’a söz edenleri de Allah çarpar, söyleyeyim. Mesele sadece konser değil ayrıca. Biz hep bir ağızdan bildiğimiz şarkıları söylemeyi özledik. Saatlerce giriş kapısında bekleyip, konser alanına adım atar atmaz Şebnem ya da benzerlerinin sahneye çıkış anını heyecanla beklemeyi özledik. Birbirimize hiç benzemesek de ayrı yerde bulunmayı, aynı şarkılarla eğlenmeyi özledik. Müzik platformlarının herkese dayattığı algoritmaları reddettiğimiz, adını, sanını, müzik zevkini bilmediğimiz editörlerin seçtiği şarkıları dinlemek istemediğimiz için Şebnem Ferah’ın, Tarkan’ın ve daha nicelerinin konserlerini heyecanla bekliyoruz.