Mehmet Ali Çiçekdağ: Trump dönemiyle birlikte Hristiyan Siyonizmi devlet politikasının bizzat kendisine dönüşmüştür

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Washington’dan yönetilen bir imparatorluğun Ortadoğu’ya bakışını yalnızca petrol rezervleri, askeri üsler veya güç dengeleriyle açıklamak mümkün değildir. Son yirmi yıldır ABD dış politikasının şekillenmesinde geleneksel realist parametrelerin yanı sıra Hristiyan Siyonizmi gibi çok daha girift ve köklü bir dinamik iş başındadır.

Özellikle son Trump dönemiyle birlikte Hristiyan Siyonizmi artık yalnızca bir lobi faaliyeti olmaktan çıkmış, devlet politikasının bizzat kendisine dönüşmüştür. Bir grup Amerikalı evanjelikin kıyamet senaryolarına dayanan inançlarının Ortadoğu topraklarında nasıl bu kadar kanlı bir gerçekliğe dönüşebildiğinden alınacak çok ders vardır.

Trump’ın başı arkasında Mossad olduğu sanılan Epstein şantaj skandalı yüzünden belaya girince İsrail’in peşine takılıp İran’a füzeler ve bombalar yağdırıp Hürmüz Boğazının kapatılmasına ve petrol fiyatlarının fırlamasına yol açmıştır. Müttefiklerinden ve hatta Rusya ve Çin’den yardım isteyip reddedilince bir çıkış yolu aramaktadır.

Oysa bir süper gücün dış politikası kıyamet teolojisine değil, uluslararası hukuka, diplomasiye ve barış arayışına dayanmalıdır.

Mehmet Ali Çiçekdağ’ın yazısı