Darbe girişiminin birinci yıldönümünde Meclis’te özel oturum düzenlendi.

Oturuma Meclis’te grubu bulunan AKP, CHP, HDP ve MHP liderlerinin yanısıra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da katıldı.
Muhalefet milletvekillerinin çoğu, Meclis’e girdiği anda ayağa kalkıp Erdoğan’ı alkışlamadı. Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın yanısıra parti liderleri de konuşma yaptı.
AKP ve MHP’nin konuşmalarında darbe girişimine yönelik vurgu ön plandayken, CHP ve HDP’nin konuşmalarının ana gündemi bir yıldır süren OHAL ve darbe girişiminin tamamen aydınlatılamamasıydı.
Kahraman: Milletin sesinin ne kadar gür olduğunu gösterdik

Kahraman’ın konuşmasından satırbaşları şöyle: “Alçak darbecilere karşı burada bulunarak Meclisimizi açık tutarak milletin sesinin ne kadar gür olduğunu gösterdik. Örnek bir olağanüstü toplantı yaptık. Gece üç partinin hazırladığı bildiriyi Meclis’te dört partinin imzasıyla ortak olarak kamuoyuna açıkladık. Görüşler ayrılabilir ama aynı bilekteyiz. Darbenin engellenmesinde en büyük pay Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın milletimizi meydanlara çağırması olmuştur. Lider nasıl olmalıdır sorusunun cevabını en açık şekilde verdi.”
Başbakan Yıldırım: 15 Temmuz, iman dolu çılgın Türklerin tankları ezdiği gündür

Başbakan Binali Yıldırım şunları söyledi: “Bugün 15 Temmuz 2017, demokrasi ve milli birlik günü. Türkiye’nin en karanlık, en uzun gecesini aydınlık bir sabaha, düşman işgalini millet destanına dönüştüreli tam bir yıl oldu. 15 Temmuz iman dolu çılgın Türklerin tankları ezdiği gündür. 15 Temmuz bir işgal hareketine karşı milletin çıplak eli ile silahları erittiği gündür. FETÖ’nün ağzıyla konuşanlar, Yenikapı ruhuna layık olamayanlar; onlar sadece kontrollü ruhla bir arada olabilir.”
Kılıçdaroğlu: Akar ve Fidan’ın komisyona gelmesi hangi talimatla engellendi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin bir daha darbeyle karşılaşmaması için iki koşulun yerine getirilmesi gerekir: Birincisi, demokrasinin derinleştirilmesidir. İkincisi ise, darbe girişiminin bütün boyutlarıyla masaya yatırılması ve tüm karanlık noktaların aydınlatılmasıdır. Genelkurmay başkanı ve MİT müsteşarı, komisyona gelerek bilgi vermesi sağlanamamıştır. Komisyona yazılı olarak bilgi vermeleri kabul edilebilir değildir. Hangi gerekçe, telkin ve talimatla komisyona gelmesi engellenmiştir? MİT, Adil Öksüz’ü neden izlememiştir? MİT’in verdiği bilgiler tatmin etmemiştir. FETÖ ana iddianamesini yazan savcılar neden görevden alındı? Bu ayrıntıların ortaya çıkması engelleniyor. Darbenin siyasi ayağı ortaya çıkarılmalıdır. Bunun önü bilinçli olarak kapatılmaktadır. Onları devlet kademelerine yerleştirenler hesap vermedikçe darbeyle hesaplaşılamaz. FETÖ’ye destek verenler ortaya çıkarılmalıdır.”
HDP’li Yıldırım: 15 Temmuz, 20 Temmuz ve 4 Kasım’da darbe oldu

HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım’ın konuşması şöyle: “15 Temmuz, 20 Temmuz ve 4 Kasım tarihlerinde de sivil ve askeri darbeler gerçekleştirildi. Darbeler yalnızca apoletlerle yapılmaz, kravatlarla da yapılır. Türkiye’nin son bir yılı kravatlı darbenin örneğidir. İktidar, Kürt coğrafyasında darbecilere sonsuz yetki vererek, onları ölüm makinesi gibi çalıştırmıştır. Bu zulmün çok daha devam etmeyeceği açıktır.“
Bahçeli: 15 Temmuz’a ‘kontrollü darbe’ demek aklın inkarıdır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şöyle konuştu: “15 Temmuz FETÖ kalkışmasına ‘kontrollü darbe’ demek aklın inkarı, yalın gerçeklerin itlafıdır. FETÖ işgal girişimiyle ilgili milli mutabakat şarttır. Neden hep birlikte zalimlere karşı gelemiyoruz? ‘FETÖ’yü üzerimize salan soysuzlar, şarlatanlar tek bir kişi ya da partiyi değil, milletimizin tamamını hedef almıştır. Batı’nın ikiyüzlü tavrı, tehdidin geçmediğinin resmidir.”