Ülke Tanzimat’ta kurumsal olarak formatlandı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra gladyo üzerinden ağır bir format daha yedi. Bu format işinde, yetişmiş insan gücü olarak seçkin/laikçi kemalistler kullanıldı. Bunların akademideki, medyadaki kısımları kendilerine solcu/devrimci demeyi seviyorlardı. Küresel sermayenin finanse ettiği devrimci kuşak böyle yetişti. Bugünün çoğu hızlı solcularının Doğan Holding çalışanı olması gibi…
…Oysa şimdi, bilgi tekelinin kırılması ve enformasyon devrimi ile toplum mühendisliği (faşizm) üreten aydın tipine ihtiyaç kalmadı. Artık, halktan öğrenen, halkın taleplerini doğru tercüme ederek siyaset-taban ilişkisinde bağlantı kayışı rolü oynayacak, halk iradesine dayalı demokrasi projeleri üzerinde üretim yapacak bir tür “asistan aydın” dönemine giriyoruz. (Mehmet Uçum’dan ödünçle.)
Buna organik aydın da diyebiliriz. Patronu halk olan bir aydın tipi… İnternet ve bloglar sayesinde artık söz hakkı elde etmek için bu aydın babaların haremine girmek zorunda değil gençler. Ancak züğürtlük meselesi, yani aydının finansmanı sağlam bir medya-akademi-STK reformu ile halkın emanetine alınarak çözülmek durumunda.