Katalonya’daki seçimde oyların çoğu bağımsızlık yanlısı partilere gitti.

İspanya hükümeti ekim ayındaki bağımsızlık referandumunu yasadışı ilan etmiş, ardından Katalonya hükümetini görevden alıp Puigdemont dahil eski hükümet üyeleri hakkında yakalama kararı çıkararak bölgeyi doğrudan yönetmeye başlamıştı. Madrid, son olarak ‘aklıselim’in galip geleceği beklentisiyle Katalonya için erken yerel seçim kararı almıştı.
Ancak seçim sonucu İspanya Başbakan Mariano Rajoy’un umduğu gibi çıkmadı.

Rajoy’un muhafazakar Halk Partisi’nin (PP) 135 üyeli Katalan meclisindeki milletvekili sayısı 11’den 3’e düştü.
Buna karşılık en fazla sandalyeyi bölgenin yarı özerk biçimde İspanya’nın parçası olarak kalmasını savunan Ciudadanos (Vatandaşlar) kazandı. Vatandaşlar oyların yüzde 25’ini alarak meclise 36 sandalye göndermeyi başardı.
Bölgenin en güçlü partisi haline gelen Vatandaşlar lideri Arrimadas, çoğunluğu ayrılıkçılar alsa da, ilk defa birlikçi bir partinin seçimlerden birinci çıktığına dikkat çekip ‘zafer’ ilan eti.

Katalan lider Carles Puigdemont, İspanya devletinin tartışmasız biçimde yenilgiye uğradığını söyleyerek ‘Katalonya Cumhuriyeti’nin zaferi’ni ilan etti.
Halen Brüksel’de ‘sürgün’de bulunan Puigdemont’un bağımsızlık yanlısı Katalan Avrupa Demokratik Partisi (PDeCAT) ile Katalonya Demokratik Uyuşma’nın (CDC) oluşturduğu Katalonya İçin Birlikte (Junts per Catalunya) koalisyonu ve Halk Birliği Adaylığı Partisi (CUP) ise toplam 70 sandalye elde etti.

Rajoy’un Halk Partisi ve Vatandaşlar’ın yanısıra İspanya’nın en büyük muhalefet partisi Sosyalist İşçi Partisi de bağımsızlık karşıtı.