Diken yazarı Levent Gültekin‘in ‘Onurlu Çıkış’ adlı kitabı çıktı.

‘İdeolojik Mahalleden Türkiye’ye’ üst başlıklı inceleme, Gültekin’in uzun süre çok satanlar listesinde kalan kitabı ‘Şatafatlı Mağlubiyet’ten sonra kaleme aldığı ikinci eser.
Okuyucuya, “Onurumuzu koruyarak, kafesimizden, odamızdan, mahallemizden nasıl çıkabiliriz” diye soran Gültekin, kendi macerası üzerinden bunun mümkün olduğunu söylüyor.
Kitap ne anlatıyor?
‘Onurlu Çıkış’ kitabında kişisel değişim öyküsünün, toplumsal meselelerle ilgisini göstermek isteyen Diken yazarı, “İşte kendi hikayemi işin içine kattığım bir kitap yazma cesaretini, cüretini göstermemin nedeni budur” diyor.
“İslamcı ideolojiye mensupken yaşadığım hayatı, düşüncelerimin oluşumuna nelerin kaynaklık ettiğini, ruh halimi, acılarımı, sevinçlerimi, umutlarımı dile getirdim” diyen Gültekin, bununla seküler kesimin dindar yaşam süren insanları daha iyi tanımasına, anlamasına yol açmayı hedefliyor.
Yazar, ‘Kayahan’ın şarkısındaki gibi’ kendine “Allah’ım ben nerde yanlış yaptım” diye sormuş: “Benim gibi (İslamcı ideoloji) orada bulunmuş insanların bu tıkanıklıktan çıkışını kolaylaştırmaya çalıştım.”

Tanıtım bülteni:
“Hepimiz ideolojik ‘mahallelerde’ yaşıyoruz. Ilımlı da olsak, radikal de, belli bir çevreden çıkamıyoruz. ‘Öteki’ kabul ettiğimiz kişilerle iletişim kuramıyoruz. Hatta sürekli çatışıyoruz.Bu ayrımlar, ayrılıklar ister istemez ayrımcılığa dönüşüyor. Ötekiyle diyalog kurmaya yeltenirsek, kendi mahallemizden olanlar şöyle diyor: ‘Vay! Davayı sattı! Hain! Ötekilere yaranmaya çalışıyor!..’ Öteki mahalledekiler ise şöyle diyor: ‘Kendi mahallesinde tutunamadı, bize yanaşıyor! Kişisel çıkarı için burada! Bizden değil!..’
Sonuç: Mahalleden çıkıp Türkiye’ye geçemiyoruz. Bir bina düşünün, her odada bir grup yaşıyor. Kimse salona inmiyor. Diğerleriyle buluşmuyor. Mesele, odadan çıkıp salona inmekte. Bu, davayı satmak, kendinden vazgeçmek değildir. Türkiye’nin meselelerini hep birlikte, el ele vererek, uzlaşarak çözebileceğimizi kabul etmektir. Salona inersek, kendi mahallemizdekiler de, diğer mahalledekiler de onurumuzu kıracak sözler söylüyor, davranışlar sergiliyorlar. Peki, bu iş nasıl olacak?
Onurumuzu koruyarak kafesimizden, odamızdan, mahallemizden nasıl çıkabiliriz?
Levent Gültekin, kendi macerası üzerinden, ‘Onurlu Çıkış’ın mümkün olduğunu söylüyor.
Son derece samimi, zihin açıcı ve şaşırtıcı bir anlatımla okura çağrıda bulunuyor, el uzatıyor.”