Yazar Latife Tekin, Armağan Çağlayan’ın Youtube’daki programında okul karşıtı olduğunu belirterek, yoksul insanların üniversite ve diploma meselesiyle tuzağa düşürüldüğünü ve ceplerinin boşaltıldığını söyledi.

Latife Tekin programda, köyden kente göç ve eğitim sistemi üzerine açıklamalarda bulundu.
‘Babalarımızın yaptığı yollardan geçerek İstanbul’a geldik’
Kayseri’nin bir köyünde doğup büyüyen Tekin, 9 yaşındayken kente göç ettiklerini anlatıyor. Köyden kente göçü ‘Aynı dilin içinde kaybolmak’ olarak tanımlayan Tekin, şöyle devam ediyor:
“O dönem şehirden birileri köylere gelir ve inşaatlarda çalışmak üzere kente göçü kışkırtırlardı. Babam yol işçisiydi biz babalarımızın yaptığı yollardan geçerek İstanbul’a geldik. Bizim varlığımız pek hoş karşılanmıyordu kentte. Hem göçü kışkırtıyorlar, hem istiyorlar ki gelecekler periler gibi o evleri onaracaklar sonra yok olacaklar. Bugün olan şey gibi ama öyle olmuyor tabii. O modernleşme arzusuyla milyonlarca insan kentlere yığılıyor.”
‘Aslında kadınlar bir Cumhuriyet projesi’
Birçok kez köyden kente göç ettiklerini aktaran Tekin, babasının hep köye dönmek istediğini ama annesinin kentte kalmak için ısrarcı olduğunu belirtiyor:
“Bizimkiler bir kaç kez göçmüş. Geliyorlar mutsuz oluyorlar tekrar köye göçüyorlar. Paramparça olsalar da ümitlerini hep korumuşlar. Annemin aksine babam hep köye geri dönmeyi istedi. Aslında kadınlar bir Cumhuriyet projesi. Kadınlar özgürleşme, yer değiştirme konusunda devletle işbirliği yaptı aslında erkeklerden farklı olarak.”
Lise yıllarında sol politik hareketle tanışan Tekin, kardeşleri gibi kendisinin de liseden sonra okumadığını söylüyor. Liseyi bitirir bitirmez evlenen Tekin, yazmaya erken yaşlarda başladığını ve okumadığı için mutsuz olmadığını ifade ediyor.
‘Diploma meselesiyle yoksul insanların ceplerini boşaltıyorlar’
Kendisini ‘okul karşıtı’ olarak tanımlayan Tekin, ülkemizde diploma diye yoksul insanların cebinin boşaltıldığını düşünüyor:
“Okul ve üniversite diploması meselesiyle yoksul insanların ceplerini boşaltıyorlar. Bu insanların bir tuzağa düşürüldüğünü düşünüyorum. Bizim ülkemizde çocuğunu okutma hevesi çok güçlü ama işe yaramıyor. Yoksul bir ailenin bütün parası, kısarak biriktirdikleri bir çocuğun eğitimine gidiyor ve o çocuk iş de bulamıyor. Bunu geri ödemesi de çok kolay değil. Başka bir eğitim sistemi olabilir. Eğitimcilerin işine karışmak istemiyorum ama ben hiç sevmedim okulu. Başarılı oldum ama bunun sebebi de aileden bana verilen maddi desteği cevaplamak içindi. O borcu ödemek gibiydi başarım.”
‘Esnaf kazanıyor, yoksullar kaybediyor’
Türkiye’de ‘okul karşıtı’ bir hareketin olmamasının canını çok sıktığını belirten Tekin, şöyle devam ediyor:
“Paralı eğitimin yoksullar üzerinde yarattığı basınç ve baskı da beni çok üzüyor ve ilgilendiriyor. Şehirlerin ortasına paralı üniversiteler kurarak, yoksul çocukların o üniversitelere gelmesi, yoksul ailelerin paralarının o şehirlere akması ve onun karşılığının olmaması gibi bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Esnaf kazanıyor ama yoksullar kaybediyor.”