L. Doğan Tılıç: Bazı siyasilerimiz de az Ortadoğulu değil!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Önce zinhar yalan dendi. Sonra bu haberleri para aldıkları için yapıyorlar çamuru atıldı. Yetmedi, gencecik bir muhabire canlı yayında küfrettirildi. Mızrak çuvala sığmayınca Kılıçdaroğlu “İyice inceleteceğim. Birilerinin yanlışı varsa ortaya çıkartırız” dedi. Bu arada Merss Production, “CHP’ye gönül veren bir birey olarak törende … destek olmak amacıyla ajansımın tüm imkânlarını kendi irademle seferber ettim” diyerek haberi doğrulayıp haberde olmayan bir şeyi yalanladı: “CHP İl Başkanlığı’ndan kesinlikle hiçbir maddi bedel ya da ücret alınmamıştır.” “950 TL aldım” diyenler ortada ya. Nihayet Gürsel Tekin’in suç duyurusuyla savcılık da soruşturma başlattı.

Bir soruşturma da BirGün’ün suç duyurusu üzerine açılır ve pirincin taşını belki mahkeme ayıklar.

Bir ara gazetecilik açısından doğru bir şey söyleyip, Ebru Çelik’in haberi hazırlarken kendilerine sormamasını eleştiren G. Tekin, savunma hattını küfürlü, hakaretli ve savcılık üzerinden kurmakla bence hata etti.

Ebru, sosyal bilimlerin de en etkili yöntemlerinden olan katılımcı gözlemcilikle her şeyi ayan beyan ortaya koyduğu haberini Tekin’e sorsa, belki o da böyle hakarete, küfre, savcılığa başvurmadan “Tamam, figüranlar geldi ama bi sor neden geldi, nasıl geldi?” diye açıklama yapardı.

Merss Production’ın açıklamasına benzer açıklamaları diğer ajanslar da yapar, “Bizim desteğimiz gönüllüydü, para falan almadık, 950 TL’leri cepten verdik” derler, olur biterdi.

Yok, ama illa komplo teorisi! BirGün’ü para alarak haber yapan, FETÖ’cü kumpaslar kuran bir gazete olarak yaftalarsan, kimseyi ikna edemesen de bir açıklaman olur!

Komplo teorilerin yoksa Ortadoğu’da hiçbir şeyi açıklayamasın derler. Eh, bazı siyasilerimiz de az Ortadoğulu değil!

Şimdi birileri de çıkar, bu butlana giden yolun taşlarını BirGün gazetesi döşedi der! Der ve altını da doldurur: Önce Kılıçdaroğlu’nu köşe yazarı yaptılar, genel başkan olduğunda parlattılar, Adalet Yürüyüşü’ne destek attılar… Bir de bunları şuradan aldıkları parayla yaptılar dedin mi, büyük resim ortaya çıkar. İşte butlan böyle geldi!

Komplocu sağ, inanmayan selamet; ayıklasın pirincin taşını BirGün!

Oysa bazen her şey çok basittir. Bir gazete daha özgür ve demokratik bir ülke, karnı tok-sırtı pek eşit vatandaşlar ideali peşinde, yalnızca gerçeğe sadakatle yol yürümeye karar vermiş ve on binlerce okurunun desteğinden aldığı güçle ilerlemiştir. Gazeteciliğin tarafsız ve önyargısız olmayı gerektirdiğinin bilincinde ama acı çekenlerin safında olmaktan da çekinmeyen bir çizgi izlemiştir. Daha güzel bir Türkiye ve dünya ideali peşinde giden herkesle yan yana durmayı seçmiştir. O kadar!

L. Doğan Tılıç’ın yazısı