Siirt’te altı yıl önce PKK üyeleriyle çıkan çatışmada hayatını kaybeden er Emrah Temel’in babası Ahmet Temel, Bolu’nun Mudurnu ilçesinde bir okul inşaatında çalışan ve geçtiğimiz günlerde linç edilmek istenen Kürt işçilerden özür dileyeceğini söyledi.

Temel, “Biz Türk, Kürt, Laz, Abaza, Çerkes hepimiz kardeşiz, bir bütünüz. Ayrımcılık olmasın, oyuna düşmeyelim” dedi.
Asker ‘Bu bir oyun’ dedi
Mudurnu ilçesine bağlı Taşkesti beldesinde bir okul inşaatında çalışan işçiler, 13 Eylül gecesi Türk bayrağına hakaret iddiasıyla linç edilmek istenmiş, yüzlerce kişi okulun etrafında toplanırken, işçiler inşaatın çatısına sığınmıştı.
İnşaata giren saldırganlar, işçilere ait eşyaları yakmış, oğlunu askerde kaybetmiş Ahmet Temel jandarma aracından seslenerek saldırganların dağılmalarını istemişti.

Taşkesti Orman İşletme Şefliği’nde çalışan Ahmet Temel olay gecesi yaşananları DHA muhabirine şöyle anlattı: “Taşkesti’de yapılan okulda çalışan Kürt kardeşlerimizin markette alışveriş yaparken bir kamyoncu arkadaşla Türk bayrağı takılı olan araca bakmalarından dolayı tartışma çıkmış. ‘Bizim bayrağımıza saygı duyacaksın’ şeklindeki sözlerinin ardından tartışma devam etmiş. Çocukları inşaattaki barakaya kadar kovalamışlar, barakayı ateşe verip çocukları çatıya sıkıştırmışlar. Bize de Türk bayrağının yakıldığı ortalığın karıştığı haberi geldi. Biz de o an için o enerjiyle fırlayıp geldik. Bizi ilk askerimiz karşıladı ve askerimiz bana ‘Ağabey yok öyle bir olay. Bize güven. Bu bir oyun’ dediler. Ben de ondan sonra bir şehit babası olarak sağduyu çağrısı yapmak için mücadele verdim.”
O arkadaşların vicdanı rahat edebilecek miydi?
Sağduyu çağrısı yapmak için megafonu eline aldığında, “Biz kendi meselemizi kendimiz halledersek, askeri polisi çiğneyip bunları PKK’lı diye yargılayıp kendi işimizi kendimiz yaparsak, o zaman bizim dağdaki PKK’dan ne farkımız kaldı. Devlete millete güvenmezsek bu bir iç savaştır” dediğini aktaran Temel, kalabalığın önemli bir kısmının bu konuşmadan yaklaşık yarım saat sonra olay yerinden ayrıldığını söyledi.
Linç edilmek istenen işçilerden dördünün üniversite öğrencisi olduğunu, dördünün ailelerinin ise koruculuk yaptığını ifade eden Temel, şöyle devam etti: “Orada bulunan ve masum olduğunu öğrendiğimiz çocuklara linç ve katliam girişimi olsaydı o arkadaşların vicdanı rahat edebilecek miydi acaba? Vicdanen rahat olabilecekler mi? Ben çok huzurluyum ve vicdanımın sesi bana çok net mesaj veriyor. O gece sağ duyuluydum ve şu anki niyetim de öyle.”
Halkım adına özür dileyeceğim
Temel, “İşçiler tekrar gelirse ne yaparsınız?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Halkımız iki gündür gerçeği öğrenmeye başladı. Eğer gelirlerse ben gidip kendim halkım adına onlardan özür dileyeceğim. Halkımızın takdirini de kendilerine bırakıyorum. Bunlar 10 gün daha çalışıp okullarına gideceklermiş, eğer gelip işinin aşının peşine düşeceklerse ben şehit babası olarak kendilerinden özür dileyeceğim. Çünkü biz Türk, Kürt, Laz, Abaza, Çerkes hepimiz kardeşiz, bir bütünüz. Ayrımcılık olmasın oyuna düşmeyelim”