Referandumun ardından CHP’de Deniz Baykal, Fikri Sağlar ve Selin Sayek Böke’yle ilgili yaşanan krizlerin perde arkasıyla ilgili kulisleri Hürriyet’in deneyimli Ankara gazetecisi Deniz Zeyrek aktardı.

‘Baykal, görüşmenin çerçevesinden çok çıkmıştı’
“CHP’deki üç krizin perde arkası” başlıklı yazısında Zeyrek, 30 Nisan günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın bir araya geldiğini ve Baykal’ın referandum sonucuna ilişkin analizlerinden Kılıçdaroğlu’nun da memnun kaldığını yazdı.
Zeyrek şöyle devam etti: “Baykal, tam ayrılırken, görüşmede konuştuklarını televizyona çıkıp anlatmak istediğini söyledi. Kılıçdaroğlu da ‘İyi olur’ dedi. Baykal, bir gün sonra 1 Mayıs akşamı, CNN Türk’e çıktı. O canlı yayında konuşurken, Kılıçdaroğlu programı izlemiyordu. Programın ikinci bölümünde Kılıçdaroğlu’na mesaj yağmaya, telefon çalmaya başladı. Arayanlar da, mesaj atanlar da Baykal’a tepki gösteriyordu. Kılıçdaroğlu, programdan sonra Baykal’ın açıklamalarına baktı. Baykal, bir gün önce yaptıkları görüşmenin çerçevesinden çok çıkmıştı. Üzülmesine karşın, ‘Görüşlerini açıklamış. Parti disiplini açısından bir aykırılık yok’ diyerek tepkileri yatıştırmaya çalışan Kılıçdaroğlu, Baykal’ın televizyon programını önceden ayarlayıp, görüşme sırasında gündeme gelmiş gibi göstermesine de üzüldüğünü çevresinden saklamamış.”
‘Sağlar’ın sözleri öfkelendirdi’
CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, iktidara yakınlığıyla bilinen Akşam’a verdiği söyleşide, “Asıl tek adam Kılıçdaroğlu” ve “6-7 saat tartışıyoruz, ancak o, kulağına kim, ne fısıldıyorsa kararını ona göre veriyor” demesinin de Kılıçdaroğlu’nu üzüp öfkelendirdiğini aktaran Zeyrek, şöyle devam etti: “Kılıçdaroğlu, Sağlar’ın haberle ilgili açıklama yapmasını bekledi. Ancak Sağlar, 55 dakika kaldığı canlı yayında sözlerinin arkasında durdu. Bu iki cümleyle ilgili en ufak bir pişmanlık sergilemedi. Süreç başladı. Murat Karayalçın, İlhan Kesici, CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğitaracı olup Kılıçdaroğlu’ndan MYK kararının geri çekilmesini rica etti. Sağlar’ın üzüntülerini ilettiler. Ancak Kılıçdaroğlu, ‘Kararı çekmek mevzuat açısından mümkün değil’ dedi ve topu parti meclisine attı. Konuştuğu kurmaylarına da ‘Muharrem İnce de Deniz Baykal da başkaları da görüşlerini dile getiriyor. Liderlik iddialarını açıklıyorlar. Ancak, Sayın Sağlar’ın söyledikleri direkt beni ve temsil ettiğim makamı hedef alıyor, yıpratıyor’ yorumunu yaptı.”
İki konu
Kılıçdaroğlu’nun, ‘sine-i millet’ açıklamasının ardından Selin Sayek Böke’den yanlış anlaşılmayı gidermesini istediğini ancak Böke’nin açıklamadan sonra yabancı bir heyetle görüşmeye girdiğini ve telefonlarını açmadığını aktaran Zeyrek, “İkinci olay ise MYK’da alınan ‘Kongre süreci başlasın’ kararının açıklanmasıydı. MYK toplantısıyla ilgili basın toplantısını Böke yapacaktı ama ‘Teknik bir izahat gerekirse diye teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl de sizinle gelsin’ denildi. Böke’nin toplantı sonrasında arkadaşlarına, ‘Tekin beyin yaptığı açıklamanın teknik bir tarafı yoktu. Ben açıklayabilirdim’ demesi rahatsızlığının ilk sinyaliydi” diye yazdı.
‘İsterseniz sadece sözcülükten istifa edin’
Böke’nin 6 Mayıs günü görüştüğü Kılıçdaroğlu’na bu iki konuyu açtığını ve CHP liderinin “İlk olayı ‘yalanlama’ diye görmeyin” dediğini yazan Zeyrek, Böke’nin kongre süreci açıklamasının da Bingöl’e yaptırılmasını hatırlatıp, “Bu da bana karşı duyulan güvensizliğin başka bir göstergesi” dediğini Kılıçdaroğlu’nun da herhangi bir güvensizlik olmadığını söyleyerek “İsterseniz sadece sözcülükten istifa edin” önerisinde bulunduğunu yazdı.
‘Böke’nin açıklaması görüşmeyle 180 derece zıt’
Zeyrek yazısını şöyle bitirdi: “Düşünmek üzere görüşmeden ayrılan ve görüşmeden bir saat sonra Kılıçdaroğlu’nu tekrar ziyaret eden Böke, bu kez hem genel başkan yardımcılığından hem sözcülükten istifa ettiğini bildiren kısa bir dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu, zamanlamanın doğru olmadığını, istifanın partiyi yıpratacağını söyledi. Dilekçede sadece ‘görülen lüzum üzerine’ yazıyordu. Böke de Kılıçdaroğlu’na ‘Merak etmeyin, partiye zarar verecek herhangi bir tavrım olmaz’ dedi. Kılıçdaroğlu, dilekçeyi aldıktan sonra Bilim Yönetim Kültür Platformu toplantısına geçti. Toplantı sürerken Özel Kalem Müdürü Tuncay Ceylan içeri girdi ve ‘Sayın Böke’nin açıklaması’ diye bir metin bıraktı. Kılıçdaroğlu, istifa dilekçesi sandı ‘Biliyorum’ dedi ve okumadı. Toplantı sonrasında metni okuyunca şoke oldu. Böke’nin açıklaması, kendisiyle yaptığı görüşmeyle 180 derece zıddı.”