Adana’da üç yaşındaki çocuğun kreşte şiddet görmesi sonrası incelenen kamera görüntülerindeki dayağı raporlamayan iki polise dava açıldı.

Baba İbrahim Subaşı, 25 Ocak’ta kreşten aldığı üç yaşındaki kızı Dilda Ece’nin üzerini değiştirirken sırtında tırnak izleri ve kızarıklıklar gördü.
Hastanaye götürülen Dilda’nın ‘yaşamsal tehlike oluşturmaksızın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığına’ dair rapor verildi.
Dilda, psikolog eşliğindeki ifadesinde, yaraların sorumlusunun 20 yaşındaki öğretmeni Mehtap İ. olduğunu anlattı.
Bilirkişi şiddeti gördü
Mehtap İ. hakkında ‘kasten yaralama’ suçlamasıyla Adana 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde 4,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Anne Nazan Akça Subaşı, kızının kreşe gidemediğini ve psikolojisinin bozulduğunu savundu. Öğretmense beraatini istedi.
Kreşin güvenlik kamera kayıtlarının inceleyen bilirkişi de raporunda şunları yazdı: “Beyaz giyimli ve yeşil giyimli bayanların Dilda Ece’nin üzerini değiştirirken sert davranıp hırpaladıkları kanaatine varılmıştır.”
Polisler görmemiş
Dilda’nın ailesi, bilirkişi raporunun ardından, daha önce “Kamera kaydında darp görüntüsüne rastlanılamadı” raporunu yazan Yüzüncü Yıl Şehit Rüştü Bayram Polis Merkezi’nde görevli iki polisten şikayetçi oldu.
Polisler H.P. ve U.O. hakkında hazırlanan iddianamade, “Olayla ilgili güvenlik kamerası görüntülerini şüphelilerin incelediği, kamera kaydında darp ve cebir görüntüsüne rastlanmadığına dair tutanak tutulduğu, bilirkişi incelemesinde ise darp görüntülerine rastlanıldığı görülmüştür” dendi.
Polisler, Adana 16’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde iki şer yıl hapis istemiyle yargılanıyor.
‘Gözümden kaçmış’
Polis H.P., ifadesinde şunları söyledi: “Elimizdeki teknik imkanların yetersiz olması ve iş yoğunluğundan dolayı görüntüler gözümden kaçmış olabilir. Bilirkişi gibi detaylı inceleme imkanım yok, teknik eğitim de almadım. Tutanağı ben imzaladım. U.O. sadece imza attı.”
Polis U.O. da şu savunmayı yaptı: “Başka bir işlem yaptığım sırada H.P. görüntüleri izleyerek tutanağı hazırladı. Ben sadece imza attım.”