CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Birleşmiş Milletler’e (BM) ateş püskürdüğü konuşmasında “Bazıları 100 tane almış, öbürü 300 tane, 500 tane, bin tane. Bizim alnımızda enayi yazmıyor kusura bakmayın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Alnımızda enayi mi yazıyor diyor, vallahi yazıyor” sözleriyle yanıt verdi.
Suriye topraklarına artık silah göndermeyin

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a Suriye politikasını değiştirme önerisinde bulunarak “Alnımızda enayi mi yazıyor diyor, vallahi yazıyor. Dış politika efelenme alanı değil. Dış politika farklı bir şey. Bir vatansever olarak kendilerine uyarım; Suriye politikasını değiştir. Bu politika yanlış. Suriye topraklarına artık silah göndermeyin” dedi.
Erdoğan’a seslenmeye devam eden Kılıçdaroğlu, “Suriye konusunda dışlanan tek ülke Türkiye’dir. Bağırıyorlar ya ey Amerika, ey Avrupa Birliği… Bağırıyorsun ama duvara bağırıyorsun, seni dinleyen yok. Kimse seni adam yerine koymuyor” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu millinin ne demek olduğunu biliyor mu?
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘milli bir hükümetiz’ sözlerini eleştiren Kılıçdaroğlu, “Acaba Davutoğlu millinin ne demek olduğunu biliyor mu? Milli olmak sonuna kadara ülkesinin çıkarlarının arkasında olmak demektir. Milli olmak Türkiye’yi pazarlamak değildir. Milli olmak Türkiye’yi dünyadan soyutlamak değildir. Milli olmak Türkiye’ye dünyada itibar kazandırmaktır. Hangi millilikten bahsediyorsunuz. Milliymiş. Türkiye’yi savaşa sokmak istiyorlar. Eğer sen millilikten bahsediyorsan savaş çıktığında kendi çocuklarını gönderecek misin cepheye? O zaman ben sana milli diyeceğim” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, AKP hükümetini ‘sözde milli hükümet’ sözleriyle nitelendirerek “Şimdi sözde milli hükümete soruyorum. Durup dururken kardeşim dediğin Esad’a niye birden bire saldırdın? Kim seni tetikledi? Bodrum’da beraber tatil yapıyordunuz. Ne oldu da birden bire böyle düşman haline geldiniz?” dedi.
Suriye’nin içişlerine neden müdahale ediyorsun?
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Suriye’ye tırlarla silahlar gönderdiler. Ne kadar cihatçı unsur varsa tamamı Türkiye üzerinden Suriye’ye geçti. Türkiye’de kamplar kurdular. Türbeler, camiler bombalandı. Suriye’de kan aksın yeter ki Esad gitsin dediler. Dert Esad değil, Suriye’nin içişlerine neden müdahale ediyorsun? Bunları anlatamadık.”
Hükümete “Türkiye-Rusya ilişkilerinde gergin bir ortama izin vermeyin” sözleriyle seslenen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Suriye’de ateşkesin sağlanması için BM’nin çabalarına destek vermesi gerektiğini söyledi.
Ölen her çocuğun sivilin günahı bunların boynundadır
Türkiye’nin terör örgütlerine silah desteği sağladığını savunan Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Türkiye’nin, Suriye’deki cihatçı, IŞID gibi terör örgütlerine silah desteği yapmaması lazım. Türkiye’yi dünyada rezil ediyorsunuz. Yayladağı’nda El Nusra militanları kafasını keserek bir askerimizi şehit etti. Bunun hesabını kim verecek. İktidar vermeyecek mi? Kabile reisleri bile Türkiye’ye kafa tutuyor.”
Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle bitirdi: “Suriye’de bir Türkiye, iki Türkmenler, üç sivil vatandaşlar kaybetti. Bayırbucak’tan bahsediyorlar. Ne bayırı ne bucağı kaldı. Suriye’de savaş başladıktan bu yana 470 bini aşkın insan hayatını kaybetti. Bunların vebali bu ülkeyi yönetenlerdir. Ölen her çocuğun sivilin günahı bunların boynundadır. Müslüman kanı akıtmak ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin görevi oldu?”