Kılıçdaroğlu: AKP iktidar için siyasi cinayet dahil her şeyi yapabilir

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin adım adım bir dikta yönetimine gittiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi iktidardan gitmemek için siyasi cinayetler dahil her şeyi yapabilecek pozisyonda şu anda. Çünkü gitmenin kendisi açısından maliyetini çok iyi biliyor” dedi.

‘Tam bir başıbozukluk var’

İzmir’de gazetecilerle bir araya gelen CHP lideri Türkiye’nin tehlikenin sınırında olduğunu, artık bunun CHP’nin değil herkesin sorunu olduğunu, demokratik ülkelerin bile Türkiye’nin durumundan endişe duyduğunu söyledi. Yeni şeyler yapmak gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin gidişinden kaygılıyım. Türkiye’nin üçüncü sınıf kadrolarla yönetildiğini, devletin liyakat sisteminin tamamen tasfiye edildiğini, devlet yönetiminde gücün kilim elinde olduğu konusunda ciddi kaygılarım var. Tam bir başıbozukluk var” dedi.

 

Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri özetle şöyle:

– Türkiye bir savaşın içinde.

– Adım adım Türkiye bir dikta yönetimine doğru gidiyor. İktidar yani Adalet ve Kalkınma Partisi iktidardan gitmemek için siyasi cinayetler dahil, her şeyi yapabilecek pozisyonda şu anda. Çünkü gitmenin kendisi açısından maliyetini çok iyi biliyor.

– Davutoğlu ile Erdoğan arasında ciddi bir boşluk var. Ama Erdoğan hiç kimseyi dinlemiyor. Onun için kural yok. Evet tam bir narsist. Çünkü narsistler hiçbir kural dinlemezler. Onlar için kendi söyledikleri kuraldır. Kendi söylediğini kural kabul ediyor.

– Bu tiple emin olun çatışalım mı çatışmayalım diye kendi içimizde de tartışıyoruz. Gerek var mı yok mu? Türkiye’nin bu kadar derdi varken, neden biz böyle bir tabloyla uğraşıyoruz? Evet böyle bir tabloyla maalesef uğraşıyoruz.

– Demokrasicilik oynuyoruz. Dayatılan bir demokrasi anlayışı, inanç anlayışı var. Kim aksini söylerse vatan haini.

– Türkiye’de karşımızda bir AKP devleti var. Bir hükümet var ve o aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devleti.

–  Kürt sorununun sağlıklı çözümü için silahların susması lazım. Çatışma ortamında insanlar düşüncelerini rahatlıkla ifade edemezler. Çatışma ortamında siz sağduyuyu egemen kılamazsınız.

– Sorunun çözüm demokrasi ve özgürlüğe dayanıyor. Yasaklı bir zihniyetten arındıracağız bu meseleyi. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getirirseniz bu sorunu çözersiniz. Masaya meşru güçlerle oturacaksınız.

– Biz AB yerel yönetimler özerklik şartını destekliyoruz. Türkiye’nin her tarafı için geçerli olacak. Ama bir bölgeye özerkliğe biz karşıyız. Doğru bulmuyoruz.

– Kendimizi dünyaya anlatıyoruz ama Türkiye’ye anlatmakta zorlanıyoruz. Nedeni de şu, Türkiye iki temel alanda gettolaştı. İnanç bağlamında ve etnik kimlik bağlamında. Bütün bunlara rağmen yine de, evet bir şeyler yapmamız gerekir. Bir çıkış yolu bulmamız gerekir. Geniş kitleleri nasıl ikna ederiz. Bunun arayışı içindeyiz.

– CHP neden beklediği oyu alamıyor onu da araştırıyoruz. 1-İnsanlar daha önce oy verdikleri partiden kolay kolay dönmüyor. 2- Eğer kendi penceresinden ekonomi iyi gidiyorsa, iktidar değişikliğini istemeyen bir kesim var. 3- ‘Ben inancım dolayısıyla o partiye oy veriyorum’ diyor. 4- İktidar partisinin çok başarılı olduğunu düşünen önemli bir kesim var. 5- Toplumun özellikle yoksul alt kesimi iktidar değişirse yardımının kesileceğinden endişe duyuyor. Yardımları iktidar partisinin il veya ilçe başkanıyla birlikte yapıyorlar.

– Şimdi bu tablonun kırılması lazım. Zaman içinde olacak. Toplumun kanaat önderleri var. Bu kanaat önderleriyle bizim daha sıkı ilişki kurmamız lazım. Asla karamsar değilim. Propaganda konusunda beceriksiziz. Yeteri kadar yapamıyoruz.”