Küresel tedarik ve lojistik sisteminde yürüyen süreçler iyileşmeden, küresel talep normalleşmeden, küresel ölçekte ‘istifçilik’, stoklama eğilimi ortadan kalkmadan, salt yüksek faiz artışlarına dayalı bir para politikası sıkılaştırma eylemi ile, küresel enflasyon sarmalından kurtulacağını düşünmek tuhaf bir durum. Oysa, küresel ekonomik sistemin ‘bilinçli kapitalizm’ anlayışına dayalı, insanı, çevreyi, iklimi, yeryüzünün geleceğini önceliklendiren yeni bir anlayışa yönelmeye, ‘insan odaklı’ bir değişime ihtiyacı var. Küresel pandemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı, iki siyah kuğunun sebep olduğu ana ve artçı etkiler, küresel ekonomi için tarihi bir değişimin kaçınılmazlığını masaya getirmiş durumda. ‘Enflasyonu küresel ölçekte ehlileştirmek’ aşırı sert para politikası tedbirleriyle mi, yoksa ‘bilinçli kapitalizm’in sağlayacağı tutumlu olma kültürü, tasarruf, kaynakların etkin kullanımı, insan odaklı ve ‘enerji ve gıda milliyetçiliği’ bencilliğinden uzak bir anlayışla mı mümkün; iktisat ekolleri arasında zor bir savaşa şahit olacağız.