Raporlar, bilhassa FED ve ECB gibi önde gelen merkez bankalarının para politikası sıkılaştırma adımlara nedeniyle, önde gelen ekonomilerde artan faiz oranlarının, gelişmekte olan ekonomilerden net sermaye çıkışına sebep olduğunu; bunun da borçlu gelişmekte olan ekonomiler için fazladan risk oluşturduğu belirtmekte. Nitekim, Dünya Bankası’nın son raporunda, sadece 2022 yılının ilk dört ayında borç seviyesi en kritik durumdaki ülkelerden 20.7 milyar dolar net sermaye çıkışının gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu durum, söz konusu ülkelerin borçlarını yönetme sorununu büyütebilir. Ayrıca, ikinci bir risk olarak, FED’in ve ECB’nin, önde gelen merkez bankalarının faiz arttırım adımları, borçlanma maliyetlerinin de artmasına sebep oluyor. Üçüncü bir risk ise, söz konusu faiz artışları ve gelişmekte olan ekonomilerden gelişmiş ekonomilere doğru sermaye hareketleri nedeniyle, yine gelişmekte olan ülkelerin para birimleri dolar ve euro karşısında değer yitiriyor, devalüasyona tetikleniyor.