Ankara’da bu büyük değişimi yapan komisyondan biriyle konuştum. Şunu söyledim: Cumhuriyet tarihinde, Atatürk’ten sonra, devletin tüm mekanizmalarını değiştirme gücünü, yetkisini ve iradesini alan tek iktidar AK Parti hükümeti. Ve siz de hükümet adına devlette sistem değişikliğini, önünüzde duran kâğıda yazıyorsunuz. Ne denli büyük bir işin ne denli büyük bir vebalin içinde olduğunuzun farkındasınız değil mi?”
Sesi değişti, ‘evet’ falan dedi ama bence yeni fark etti olayın büyüklüğünü.
Bu komisyonun rahatlığı şundan, ‘nasıl olsa Reis son halini verecek, sorumluluk onda. Yani bizim tedirgin olmamızı gerektirecek bir şey yok…’ böyle düşünüyorlar sanırım.
Şu anda tüm bürokrasi ve iktidar siyasası böyle değil mi? Herkes topu Reis’e atıyor.
Aslında bakarsanız bizim, çocuklarımızın ve onların çocuklarının geleceğini etkileyecek, yönetecek bir devlet mekanizmasına karar verecek o komisyon.
Bence uyuyamamaları, yemek yiyememeleri ve gündüz gözüyle dışarı çıkamamaları lazım. Atatürk’ten bu yana hiç kimse bu denli büyük bir yetkiyi, gücü elinde tutmamıştı. Kor ateş gibi yakması lazım insanı.
Böyle bir komisyon üyesinin, etli dolma yediğini hayal edebiliyor musunuz? Yani görev o kadar önemli ve o kadar etkileyici ki, bu üyelerin yemek gibi tali işlerle uğraşmayacağını düşünüyor insan