Kemal Özcan: Cinselliğin bir 'tabu' olarak görülmesi kişileri derin bir çaresizliğe hapseder

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cinselliğin bir “tabu” olarak görülmesi, yaşanılan problemleri bir “utanç” kaynağına dönüştürerek kişileri derin bir çaresizliğe hapseder. “Bu sadece benim başıma geliyor” ya da “Cinsellik doğal olarak kusursuz olmalıdır” gibi hatalı inançlar, eşler arasında çözümsüz bir umutsuzluk yaratır.

Kulaktan kulağa yayılan bu mitler zamanla büyüyerek ciddi evlilik sorunlarına, kırgınlıklara ve çiftlerin birbirinden duygusal olarak uzaklaşmasına yol açabilir. Oysa cinsel sağlık, grip olmak kadar olağan ve çözümü olan bir süreçtir. Bu kısır döngüyü kırmanın ilk ve en önemli adımı, cinselliği bir tabu olmaktan çıkarıp eşle açık, yargısız ve dürüst bir şekilde konuşabilmektir. 

Yaşanan sorunlar bir başarısızlık olarak değil, ilişkinin geliştirilmesi gereken bir yönü olarak görülmelidir.

Kemal Özcan’ın yazısı