Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Suriye’de ülkenin anahtarı teslim edilen kişi IŞİD ya da El Kaide ile anılıyor. Yine de kimileri çetelerden çok çetecilik yaparak ‘Suriye’yi bekleyen güzel yarınlardan’ söz edebiliyor. Hem de henüz bu doğrultuda birkaç röportaj ve beyanat hariç hiçbir adım atılmamışken. Elimizdeki tek somut veri, bu örgütlerin ve liderlerinin geçmişleriyken.
Son günlerde Suriye’de yaşanan gelişmelerin hızı çarpıcı. Sözünü ettiğimiz aktörlerin arka planı ise net bir şekilde tüyler ürpertici. Buna karşın burjuva-liberal kalemler, her zamanki gibi heybelerinde taşıdıkları beyaz boyalarla, geçmişi tek taraflı vaftiz etmeye başladılar. Henüz Şam’da dumanlar tüterken iktidardaki cihatçı çeteleri öven, zalimden aman dileyen bir koroyu dinler olduk.
Bugün başta Batı merkezli medya olmak üzere, içeride ve dışarıda pek çok isim, Colani’nin IŞİD geçmişini ya da El Kaide’nin Suriye ayağını örgütlemiş oluşunu bir ‘gençlik hatası’ olarak pazarlıyor (Hoş çok bir önemi yok ama ‘gençlik’ diye bahsedilen dönem öyle fi tarihi falan da değil, bundan beş-on yıl öncesinden bahsediyorlar). Korkunç bir belirsizliğin ve endişenin hakim olduğu Suriye, bu isimlere göre ‘umut verici yarınlara doğru emin ellerde’.