2014 FIFA Dünya Kupası'nda dün gece üç maç oynanırken, favorilerden Fransa ve Arjantin kupaya üç puanla başladı. İsviçre ise Ekvador'u 90+3'te gelen golle yıktı.
Tekmelerden kaçabildiği ve kapanan, futbolu çirkinleştiren her takıma karşı yapılması gerektiği gibi, kanatları kullanabildiği anlarda bulduğu gollerle 3-0’lık net bir galibiyet alan Maviler, averajla grubunda liderlik koltuğuna oturmuş oldu.
Fransa, yine bir klişeyle söylemek gerekirse, 'arkadaşlık ortamı'nın tavan yaptığı, yavaş yavaş bir plan doğrultusunda işleyen, genç ve güncellenmeye açık, yeni sürüm, yeni bir makine izlenimi veriyor.
Güney Afrika'da düzenlenen 2010 Dünya Kupası'nın finalinde uzatmalarda İspanya'ya boyun eğen Hollanda, B Grubu'nun ilk maçında son şampiyonu 5-1 gibi farklı bir skorla mağlup etmeyi başardı.
Brezilya'da düzenlenen FIFA 2014 Dünya Kupası’nın ikinci maçında Meksika Kamerun'u Oribe Peralta'nın 61'inci dakikada attığı golle 1-0 mağlup etmeyi başardı.
Şimdi o Kamerun’un yerinde yeller esse de, takım egosantrik forvet Eto’o ile, Alman teknik adam Volker Finke önderliğinde, zor bir gruptan çıkmaya çalışacak
2010 Dünya Kupası’nda, Marcelo Bielsa yönetimindeki Şili’yi izlemek, yaz sıcağının ortasında kuvvetli bir imbat etkisi yaratmış, önüne gelene kafa tutan o takım birçok gönül köşkünde en güzel yeri işgâl etmişti.
2008’e kadar, sonunda hüsrana uğramaya mahkum gizli favori kontenjanından her türlü uluslararası turnuvaya katılıp en fazla bir hoş sâda bırakabilen İspanya, makus talihini hiç yenmese iyiymiş.