Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasının ardından Katar da Riyad yönetiminince alıkonunan vatandaşlarının akıbetinden kaygıya kapıldı.

The Washington Post gazetesi yazarı Kaşıkçı, 2 Ekim’de evlilik işlemleri için Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluğuna gitmişti. Bu tarihten sonra kendisinden haber alınamıyor. Ankara, Kaşıkçı’nın hiç binadan ayrılmadığını ileri sürerken Suudiler ise “Binadan ayrıldı” iddiasını koruyor. Son olarak Suudi ve Türk yetkililer dün başkonsoloslukta incelemelerde bulunmuştu. Amerikan CNN televizyonu ise dün, ‘Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı’nın konsoloslukta istemsizce öldürüldüğünü kabul edeceğini’ iddia etmişti.
Kaşıkçı’nın akıbeti, dört vatandaşı Riyad yönetimi tarafından alıkonan Katar’da kaygıları artırdı.
Ulusal İnsan hakları Örgütü (NHRC), geçen mayıs ayında Suudi Arabistan’da ‘zorla kaybedilen’ dört Katar vatandaşının akıbetinin aydınlatılmasını istedi.
Al Jazeera’nın haberine göre Doha merkezli kuruluşun açıklamasında, Suudi hükümetinin kayıp vatandaşların akıbetinden sorumlu tutulduğu belirtilerek, dört kişiyle ilgili ‘ciddi kaygıları’ olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, NHRC Başkanı Ali bin Samikh el Marri, Birleşmiş Milletlere’den (BM) durumun aydınlatılması için bir ekip görevlendirmesini talep etti. NHRC başkanı “Suudi yetkililerinin Katar vatandaşlarına karşı yaptıkları utanç verici ve insanlık dışı… Bu gelecek nesillere önemli bir psikolojik iz bırakacaktır” dedi.
NHRC ayrıca BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’ni Katarlıların serbest bırakılmasını sağlamak için müdahale etmeye çağırdı.
Kaçırılanlardan biri Reşad hanedanlığına mensup
Kendilerinden haber alınamayanlar arasında 29 yaşındaki Talal Nawaf el Raşid ve 63 yaşındaki Mohsen Saleh el Korbi de bulunuyor. El Raşid geçen nisanda ve el Korbi ise geçen mayısta Suudi Arabistan’a girmişti.
Katar ve Suudi vatandaşı el Raşid, yerel bir şair tarafından davet edildiği Kuveyt’te tutuklanmış, daha sonraysa Suudi Arabistan’a iade edilmişti. El Raşid aynı zamanda, Suud hanedanlığı tarafından tahtan indirilmeden önce El Ha’il emirliğini yöneten el Raşid hanedanlığına mensuptu. Katarlı insan hakları yetkilileri, el Raşid’in neden tutuklanıp iade edildiğinin açıklanmadığını söyledi.
Birçok kronik hastalıktan muzdarip el Korbi ise Yemen ile Umman arasındaki sınır geçişinde Suudi güçleri tarafından tutuklandığında Yemen’deki akrabalarını ziyaret etmek üzere yola çıkmıştı.
Kaybolan diğer iki Katarlının isimleriyse henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Bunlardan biri geçen yıl, diğeriyse bu yıl Suudi Arabistan’da kayboldu.
Katar’a abluka geçen haziranda başladı
El Cezire ise yorum almak için aradığı Suudi yetkililere ulaşamadı. Katarlı El Arab gazetesinin yazı işleri müdürü Abdullah el Athbah, Suudi Arabistan’ın Katarlıları alıkoyarak ‘Katar’a zarar vermeyi’ ve ‘vatandaşlarını terörle suçlayarak itibarını zedelemeyi’ hedeflediğini söyledi.
Riyad yönetimi Katar’ın Ortadoğu’daki ‘terörist grupları’ desteklediğini savunuyor ve İran’la yakınlaşmasına tepki gösteriyor.
5 Haziran 2017’de, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, Katar’ı ‘aşırılıkçıları’ desteklemekle suçlamıştı. Söz konusu ülkeler, Katar’la siyasi ve ekonomik bağları kesmiş, deniz, kara ve hava sahasını ablukaya almıştı.
Katar ise iddiaları reddediyor.