Gülistan Doku olayı tartışılıyor son günlerde. Gülistan’ın ailesi ve onlara destek olan bir avuç insanın çabası ile savcılık harekete geçti. Tutuklamalar oldu. Rabia Naz ve Rojin Kabaiş gibi olaylarda ise henüz benzer sonuç alınamadı. Her üç olayda da soruşturmayı sonuçsuz bırakmak için kolluk, bürokrasi ve iktidar aparatlarının gayreti olduğu görülüyor. Delilleri gereği gibi toplamıyorlar, bazı delilleri saklıyorlar, muhtemel suçluları koruyorlar.
Bu üç olay gibi binlerce olay var maalesef gereği gibi soruşturulmayan. Faili meçhul dosya sayısı bunu gösteriyor. Literatürümüze “cezasızlık” diye bir kavram yerleşti ve çok kullanılmaya başlandı. Bazı kimseler cezalandırılmıyor ya da cezalandırılmak istenmiyor. Bunlar iktidar uzantısı politikacılar ve yakınları, kolluk mensupları, iktidara sadık bürokratlar vb.
Cezasızlığın nedeni devlet koruması, devletin suç ortağı olması, yargının gözünü bağlamasıdır. Ülkemizde cezasız kalmış suçların çoğunda en az Gülistan Doku olayındaki kadar delil vardır. Kolektif olarak korunan suçlular da zaten suçu kolektif işlemiştir.