Dünyanın en öldürücü silahı olarak görülen AK-47’nin yaratıcısı Mihail Kalaşnikof, ölmeden önce Rusya Ortodoks Kilisesi Patriği Kiril’e bir günah çıkarma mektubu yazarak silah yüzünden yaşanan ölümlerden kendini sorumlu hissettiğini söylemiş.
Mayıs 2012 olarak tarihlenen ve titrek bir elle imza atıldığı düşünülen mektupta Kalaşnikof kendisini ‘Tanrı’nın kölesi, tasarımcı Mihail Kalaşnikof’ olarak tanımlıyor.
Rusya’da Kremlin yanlısı Izvestia gazetesinde tam metni yayınlanan mektupta Kalaşnikof, “Manevi acım dayanılmaz. Yıllardır aynı cevapsız soruyu soruyorum: Eğer benim silahım insanların canına mal olmuşsa, ben… bir Hristiyan ve Ortodoks inançlı biri olarak, onların ölümünden sorumlu olabilir miyim?”
Kalaşnikof, yaşadıkça, bu sorunun beynini daha çok kurcaladığını da itiraf etmiş ve “Merak ediyorum, Tanrı neden insanların kıskançlık, açgözlülük ve saldırganlık gibi kötü arzulara sahip olmasına izin veriyor?” diye sormuş.

Kilisenin ‘net’ pozisyonu varmış!
Rus Patriği Kiril’in basın sözcüsü Aleksander Volkof, Izvestia gazetesine, dini liderin mektubu aldığını ve cevapladığını söyledi. Volkov, “Kilisenin net bir pozisyonu var: Silahlar anavatanı korumaya hizmet ettiğinde, Kilise hem silahın yaratıcılarını hem de onu kullanan askerleri destekler” dedi. Sözcü ayrıca, “Kalaşnikof silahı ülkesini korumak için icat etti, Suudi Arabistan’daki teröristler kullansın diye değil” yorumunu yaptı.
Kalaşnikof, 23 Aralık 2013’te Ural Dağları yakınındaki Izhevsk kentinde bulunan bir hastanede öldü. Bugüne kadar dünya çapında 100 milyondan fazla Kalaşnikof satıldığı tahmin ediliyor. Silahı bu kadar yaygın yapan unsursa ucuzluğu ve bakımının basitliğiydi.
Kalaşnikof daha önce silah nedeniyle yaşanan ölümlerde sorumluluğu olduğunu reddetmiş ve suçun, silahı edinen ülkelerin politikalarında aranması gerektiğini belirtmişti.