Kadri Gürsel: Koskoca Türk ordusu dururken YPG'ye ne hacet var?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Eylül’deki Rus müdahalesine kadar Ankara’nın ilk hedefi Esad, ikincisi PYD idi. IŞİD, önceliksiz bir sorun olarak üçüncü sırada yer alıyordu.

ABD’nin ilk hedefi IŞİD iken ikincisi Esad’dı ve Kürtler ise sorun değil, tam tersine IŞİD’e karşı çözüm olarak görülüyordu.
Velhasıl ABD ve Türkiye aynı sayfada değildi. İşte Rus müdahalesi bu denklemi değiştirdi. Şam rejiminin yıkılmayacağı böylece Ankara’ya da nihayet malum oldu.

Ankara, besleyip donattığı cihatçıları IŞİD’in elindeki bölgelerin PYD’ye kaybını önlemek için Azez hattında savaşa sürdü ve bunun sonucu Türkiye, IŞİD’in gerçek hedefi haline geldi.

“Fırat Kalkanı”, Rusya, İran ve Şam rejimi ile varılan mutabakatlar ve bunun yanı sıra ABD ile yürütülen koordinasyon sayesinde mümkün olabildi. Tüm bunların önkoşulu ise Ankara’nın de Halep üzerindeki iddiasından vazgeçmesiydi ki öyle oldu.
Artık Ankara’nın öncelikli hedefi Şam değil, PYD.

IŞİD ise operasyonun özde değil sözde gerekçesi.

Oysa AA’nın 24 Ağustos’ta geçtiği haber “TSK’dan DAEŞ’e Fırat Kalkanı operasyonu” başlığını taşıyordu.

ABD şimdi devlet ajansının bu haberi doğru çıksın diye devrede. YPG’yi kontrol ettiği nispette başarılı olup TSK’yi IŞİD’le baş başa bırakıp savaştıracak. Koskoca Türk ordusu dururken YPG’ye ne hacet var?

Kadri Gürsel’in yazısı