Şimdi, yaşı 50’yi geçmiş ve kıdemi 30 yıla dayanmış bir gazeteci olarak bu ülkede mesleğim gazeteciliğin öldürülüşünü hicap duyarak izliyorum. Zamana yayılarak, usulca ama sistemli biçimde işlenen bir demokrasi cinayeti bu. Çünkü basın özgürlüğünü yok etmek demokrasiyi yok etmektir.
Totaliter bir dünya görüşüne sahip mevcut muktedir zümrenin inşa ettiği otoriter rejim ve model toplumda, basın özgürlüğüne ve dolayısıyla gerçek gazeteciliğe yer yok. İktidar ana akım medyada bağımsız, namuslu ve profesyonel gazetecilerin ya da gazetecilik kaygısı taşıyan bir yayıncılık anlayışının varlığına tahammül edemiyor.
Muktedirin medyası zaten tek merkezden yönetiliyor. Bu medyadaki görevlilerin rekabetçi oldukları tek alan, iktidarın kendilerine her gün dikte ettiği politik söylem ile verdiği enformasyonu kimin daha vurucu biçimde kağıda ve yayına aktarabildiğidir.