Bir grubun heyecanı ta uzaktan anlaşılır. Ben bunu ilk fark ettiğimde şaşırmıştım. 1970’li yıllardan birinde, İstanbul’da bir toplantıdaydım. Nedense o gün, birçok partinin aynı anda mitingi vardı. Tek kanallı televizyonumuz bunları bir bir veriyordu. Meydanlardaki yüksek tempolu hareketlilik, o geniş açıdan, o mesafeden bile belli oluyordu. Bir ara MHP’nin Erzurum mitingi ekrana düştü. Bu, diğerlerinden belki birkaç kat daha hareketliydi. Rahmetli Prof. Dr. Şaban Karataş hocanın mutlu bir sesle, “İşte bu da Erzurum!” dediğini hatırlıyorum.
Saraçhane’de o kıpırtıyı göremedim. Hareketliliğe en çok yaklaşıldığı an, Akşener’in konuşmasıydı. Halk genellikle sakindi. Hâlbuki konuşmalar miting konuşmasıydı. Tumturaklı cümlelere ve kalabalıktan cevap isteyen, “Şöyle yapar mısınız? Böyle eder misiniz?” gibi etkileşime davet eden sorulara rağmen insanlar sakindi.