İnanç Uysal: Meclis tutanaklarında gerekçeler değil, kullanılan oy görünür

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dün TBMM’de çerçeve yasanın kabul edilmesiyle birlikte yalnızca bir kanun teklifinin yasalaşmasına tanıklık etmedik. Aynı zamanda Türkiye siyasetinde muhalefetin kendisini nasıl konumlandırdığına dair oldukça ilginç bir tablo ortaya çıktı.

Oylamanın sonucu net: 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser oy.

Bu kadar farklı siyasi gerekçeyle ortaya çıkan oyların sonunda oluşan 467 sayısı, gerçekten bir Meclis mutabakatını mı gösteriyor?

Yoksa farklı itiraz biçimlerinin aynı sonuca bağlandığı bir siyasi tabloyla mı karşı karşıyayız?

Çünkü dün Meclis’te yalnızca “evet” ve “hayır” yoktu.

“Evet ama…”, “çekimser ama…”, “grubu serbest bırakıyoruz ama…” gibi farklı siyasi pozisyonlar vardı.

Bunun demokratik siyasette elbette bir karşılığı olabilir. Bir siyasi parti bir düzenlemenin bütününü desteklerken bazı hükümlerine itiraz edebilir. Bir başka parti “hayır” demeyi de “evet” demeyi de doğru bulmayıp çekimser kalabilir. Bir parti ise milletvekillerinin kendi bölgelerinin hassasiyetlerine göre karar vermesini isteyebilir.

Bunların tamamı meşru siyasi tutumlardır.

Fakat meşruiyet başka, siyasi sorumluluk başka şeydir.

Çünkü Meclis tutanaklarında gerekçeler değil, kullanılan oy görünür.

Bir milletvekili “Ben bu yasayı eleştiriyorum ama yine de evet veriyorum” dediğinde tarihe geçen oy evet olur.

İnanç Uysal’ın yazısı