İmamoğlu, AKP'ye transferleri yorumladı: Fidye siyaseti

Görevden uzaklaştırılan tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlarının AKP’ye katılımını ‘fidye siyaseti’ olarak tanımladı.

Fotoğraf: @ekrem_imamoglu / X

İmamoğlu “Boyun eğmeyen belediye başkanlarına cezaevi yolu gözükmüş, diz çökenlereyse transfer zorunluluğu getirilmiştir” dedi.

AKP’nin 14 Ağustos’taki 24’üncü kuruluş yıl dönümü programında altısı CHP’den dokuz belediye başkanı AKP’ye katılmıştı. Bu isimler arasında Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu da vardı.

23 Mart’tan bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İmamoğlu, transferleri Halk TV’den İsmail Saymaz‘a değerlendirdi.

Durumu ‘fidye siyaseti’ diye tanımlayan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

* Geçtiğimiz pazar günü yandaş medyanın en utanç verici ve tehlikeli manşeti atılarak Fatih Keleş kardeşime yapılan kumpas girişimi ve iftira şebekesinin faaliyetleri dehşet verici hale gelmiştir. Artık “Tuz koktu” sözü yetersiz kalmış, insanların hayatlarını tehdit etme cüretinde bulunan bu şebekenin çaresizliği son seviyeye çıkmıştır. Menfaatleri için her türlü yalan, karalama ve iftiraya başvuran bu şebekenin siyaset-yargı-medya-devlet içindeki ayakları derhal açığa çıkartılmalı ve yargının önüne gelmelidir.

‘İktidar safına geçerek fidyesini verenler soruşturmalardan kurtuluyor’

* Bu kumpasların son safhası savcılıkla ilişkili olduğu iddia edilen avukatlar aracılığıyla ve etkin pişmanlık uygulamaları üzerinden siyasete fidye yöntemini getirerek başarı elde edeceklerini düşünenler tarafından yazılıyor.

* Bu fidye yöntemi belediye başkanlarına yöneltilen suç veya teftiş dosyalarıyla savcılık soruşturmaları üzerinden şantajla başlıyor. “AK Parti’ye geçersen serbestsin, geçmezsen hapistesin” tehditleriyle devam ediyor. İktidar safına geçerek fidyesini verenlerin soruşturmalardan kurtulmasıyla sonuçlanıyor.

‘İstenilen ücreti ve ifadeyi verenler fidye yoluyla serbest kalıyor’

* İBB dosyasında ve diğer dosyalarda tutuklu olan veya tutuklanma ihtimali olanlarsa ya hapisle ya da ailesi ve işiyle tehdit edilerek şantaja maruz kalıyor. Savcılıkla bağlantılı olduğu iddia edilen avukatların özel ziyaretleriyle hapisten kurtulmak için önüne konan iftira ifadesine imza atması beklenenler düzenli bir biçimde tehdit ediliyor. Ve sonuçta istenilen ücreti ve ifadeyi verenler fidye yoluyla serbest kalıyor.

* Etkin pişmanlık adı altında ve tehdit yoluyla verilen ifadeler şantaj, tehdit ve fidye yöntemiyle elde edilmiş yalanlardır. Yüce Türk yargısının bu istismarcılardan kurtulması gerekiyor. Bu şantaj, tehdit ve fidye yöntemini uygulayan AK Partili bir avukata neler olduğunu geçtiğimiz hafta hepimiz gördük. Genel Başkanımız bunların rezilliklerini tüm Türkiye’nin gözleri önüne serdi.

* İBB soruşturmasının, diploma gaspının, belediye başkanlarını terörle suçlamaya cüret eden kayyım sevdalılarının ve yargımızı çıkarlarına alet edenlerin özeti budur.

‘Boyun eğmeyen belediye başkanlarına cezaevi yolu, diz çökenlereyse transfer zorunluluğu’

* Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile gelen kara düzen bizi bu hale getirmiştir. Şantaj, tehdit ve fidye siyaseti milletin iradesiyle çökecektir.

* İktidar, tükenmişliğini, yorgunluğunu ve artık yürümeyen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin açıklarını, tehdit ve fidye yoluyla gerçekleştirdiği belediye başkanı transferleriyle kapatmaya çalışıyor.

* Belediye başkanı transferinden bir gün sonra İller Bankası’ndan 860 milyon lirayı devletin kasasından bu belediyeye aktaran, hatta farklı yöntemlerle siyasi rüşvet seviyesine kadar düşmüş bir hükûmet ülkemiz adına utanç verici.

* Bütün operasyonlar Erdoğan talimatıyla yapılmış, boyun eğmeyen belediye başkanlarına cezaevi yolu gözükmüş, diz çökenlereyse transfer zorunluluğu getirilmiştir. Nihayetinde bu sürecin nasıl ahlaksızca yürütüldüğü, bütün operasyonların hukuki değil siyasi temellerle oluşturulduğu tescillenmiştir.

* Bazı soruşturmalarda farklı kişilere yöneltilen aynı iddialar, kimine hapis olarak, kimine ise hiçbir soruşturma ve kovuşturma olmadan yansımışsa, siyasetin yargıyı bir sopa olarak kullandığı ispat olmuştur.

* Fidye siyasetiyle gerçekleştirilen bu transferlerin en büyük anlamı ise şudur: Bütün tutuklu CHP’liler aklanmıştır. Devletin yargısını ele geçirenler canhıraş kumpas kurmaya devam etsinler. Kamu vicdanı kararını vermiştir.

Altısı CHP’den dokuz belediye başkanı AKP’ye katıldı

Özlem Çerçioğlu AKP saflarında