Araştırmacılar, bir meyve sineğinin beynini nöron nöron inceleyerek her bağlantıyı dijital ortama aktarmayı başardılar. Beyindeki 139 bin sinir hücresi ve 54 milyon bağlantının haritasını çıkardılar ve bu haritayı bilgisayarda gerçek bir sinek bedenine yerleştirdiler. Böyle bir teknolojinin ortaya çıkması, insanlık tarihinde yeni bir güç dağılımı yaratabilir. Çünkü mesele yalnızca para ya da teknolojiye erişim olmayacak; mesele zihnin kendisine erişim olacak.
Bu imkanın ilk kullanıcıları büyük ihtimalle en güçlü şirketler ve en zengin insanlar olacak. Onlar bilgi birikimlerini, deneyimlerini ve belki de bilinçlerini dijital ortamlara taşıyabilirken, geri kalan büyük çoğunluk biyolojik sınırların içinde yaşamaya devam edecek. Böylece tarihte ilk kez insanlar yalnızca gelirleriyle ya da ülkeleriyle değil, zihinlerinin yaşayabildiği süreyle birbirinden ayrılacak.
Bugün sinek, yarın fare, belki de bir gün insan… Eğer insan zihninin tüm bağlantıları okunup dijital bir ortama taşınabilirse, zihin artık sadece bedene bağlı bir varlık olmaktan çıkacak. Anılar, alışkanlıklar, hatta kişilik, fiziksel sınırların ötesinde bir “veri haritası” hâline gelecek. Bu, yalnızca bilimsel bir merak değil; insanın kendini, bilinci ve yaşamını yeniden tanımlayabileceği bir eşik.
Ve bir gün dijital bir kopya, bedenin yapamadığı işleri gerçekleştirecek, bilgiyi çoğaltacak, yaratıcılığı sürekli üretecek. İnsanlık belki de ilk kez, zihnin fiziksel sınırlar ve biyolojik süreklilikten bağımsız olabileceği bir gelecekle yüzleşecek.