İliç maden faciasında hayatını kaybeden madenci Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız, babası Ali Ekber Yıldız’ın eski başbakan Binali Yıldırım’ın şikayeti üzerine ifadeye çağrıldığını söyledi.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold Madencilik’e ait altın madeni sahasında 13 Şubat 2024’te toprak kayması meydana gelmiş, dokuz işçi hayatını kaybetmişti. O işçilerden Uğur Yıldız’ın cansız bedenine 53 gün sonra 5 Nisan 2024’te ulaşılmıştı.
‘Bu düzende dokuz madencinin kanı var’
Yıldız ailesi bir videoyla Binali Yıldırım’ın şikayetiyle baba Ali Ekber Yıldız’ın ifadeye çağrıldığını duyurdu.
Açıklamayı aile adına Yıldız’ın kız kardeşi Duygu Yıldız yaptı:
“İliç maden katliamında mücadele veren tek aileyiz, Yıldız ailesiyiz. Bugün babamı ifadeye çağırdılar Binali Yıldırım’a söylediği sözlerden dolayı. Binali Yıldırım, babam öfkesiyle acısıyla bir şeyler söylediği için rahatsız olmuş, şikayette bulunmuş.
Binali Yıldırım’a sesleniyorum: Sadece babamı değil, beni, annemi de ifadeye çağırsınlar. Bizden de şikayetçi olun, bizleri tutuklayın. Müebbet verin, hatta Binali Yıldırım bizler için bir yasa çıkartın, sizler için çok kolay. İdam edin bizi. Ne yaparsanız yapın korkmuyoruz.
Bu iktidarda, bu düzende bir yanlış var, dokuz madencinin kanı var. Bizi korkutmaya, susturmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki biz bu davanın peşinden gitmeyelim, adalet diye insanlara seslenmeye devam etmeyelim ama biz adalet aramaya devam edeceğiz.”
Dava süreci
Erzincan başsavcılığı faciayla 69 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. İddianamede 23 Mayıs ve 7 Haziran 2024’te sunulan bilirkişi raporlarından hareketle 43 sanıktan 12’sinin asli, 31’nin tali kusurlu olduğu öne sürülmüştü.
Tüm sanıkların ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak’ suçundan ikişer yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
Altın madenini o dönem işleten şirketin Kanadalı yöneticisi sanık Iain Ronald G., Cengiz Yalçın D. ve Kenan Ö.’ye ayrıca ‘çevreyi taksirle kirletmek’ suçundan da adli para ya da toprak, su veya havada kalıcı etki bırakması halinde ikişer aydan birer yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Savcı mütalaasında 13 sanığın ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak’ suçundan, sanık Iain Ronald G.’nin de ayrıca ‘çevrenin taksirle kirletilmesi’ suçundan cezalandırılması talep edilmişti.
23 sanığın beraati ve firari yedi sanığınsa dosyasının ayrılmasını istemişti.
Son duruşması temmuzda görülen davada tutuklu sanık bulunmuyor.