Genel Seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında az çok gündemde olan “adil ve güvenli seçim” tartışması ilginç bir şekilde buharlaşmış durumda.
Geçen yazımda da değinmeye çalışmıştım; Anayasa referandumu ile Milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimini sakatlayan etkenlerin tamamı daha da güçlenerek orta yerde duruyor. YSK, İttifak Yasası, RTÜK, Erdoğan’ın kayyım/istifa/açığa alma uygulamasında ısrar edeceğini açıklaması ve son olarak muhtarlara dönük toplu tutuklama ve görevden almalar çok açık ki yerel yönetim seçimlerine dair hamleler.
Muhalefet partilerinin, belediye seçimlerine (24 Haziran’da Şanlıurfa’da olduğu gibi) şiddet bulaştırılmasına ya da iktidar tarafından sonradan kayyım atama/açığa alma/istifa ettirme yoluyla gasp edilmesine karşı bir strateji geliştirmek zorunda.