İlber Ortaylı: Türkiye kendi masonluğu hakkında efsanelerin uçurulduğu ülkelerden biridir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye kendi masonluğu hakkında efsanelerin uçurulduğu ülkelerden biridir. Bazıları onu yabancıların, en gülünç şekilde Hristiyan dünyanın, Siyonistlerin aleti bir örgüt olarak gösterirler, bazıları da kapitalizmin meşum kararlarının alındığı bir örgüt olarak… Şüphesiz ki bunları hepsi saptırmalı, izam edilen yorumlardır. Bazıları da “Türk masonluğu” değil “Türkiye masonluğundan” söz eder. Sanver bu tür isimlendirmenin manasızlığını belirterek reddetti. Bana sorarsanız Masonların Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid dönemlerinde her türlü fikrin tartışıldığı mahfil olmaktan öte bir rolü olmamıştır. İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki mensuplarının önemli simalarının Türk masonu olmasıyla ayrı bir mecraya girmiş gibidir. Ne var ki o dönemin Türk mason locası da dünyadaki biraderler tarafından pek kabul edilmiş bir yer değildir.

Bu konulardaki Türk araştırmaları dar ve amatör düzeydedir. Yabancı Türkologların içinde Thierry Zarcone ve Paul Dumont gibi tarihçiler konuyu ele aldılar. Şurası bir gerçek Fransız İhtilali’nin daha doğrusu ihtilalcilerinin Francmasonería ile ilgileri bilinir. Geniş neşriyat vardır. Francmasonería ve Avrupa devrimleriyle ilgili Daniel Ligou’nun Franc-maçonnerie et Révolution française, 1789-1799: Franc-maçonnerie et révolutions kitabı önemlidir.

Burada Remzi Sanver bu mühim eserlerden Daniel Ligou’yi ısrarla zikretti. Thierry Zarcone’ye başvurdu. Konuşmaları son derece açıkça çalışan bir cemiyetin atmosferi ve faaliyetleri hakkında dürüstçeydi. Framasoneri hakkında dünyadaki en önemli eserlerden biri Tatyana Alekseevna Bakunina’nın Rus masonluğu üzerindeki çalışmasıdır. Gerek üyelerinin tam listesi ve gerek loncanın tarihi açısından örnek bir çalışmadır ve Framasonerinin ne olduğunu daha iyi açıklamaktadır.

Remzi Sanver sohbet sırasında Türk mason grubunda Necdet Egeran dönemindeki kriz üzerine de konuştu. Burada tarihî hakikati hiçbir şekilde gizlemedi. Bana göre; Süleyman Demirel’in masonluk üyeliğinin açıklanmaması 1960’lardaki siyasi gelişmeler açısından da hayırlı bir olaydır. Bir partinin liderinin seçimi böyle bir havada adil olmazdı. Yani masonluk hakkında bilgisiz ve önyargılı bir katmanda “ortanın sağında” bir partinin liderinin seçimi böyle bir motif etrafında olamazdı.

İlber Ortaylı’nın yazısı