İktidar ve muhalefetin gündeminde 'ortak liste' var

ALTAN SANCAR

altansancar@diken.com.tr

@altansancarr

Türkiye uzun süredir ‘altılı masa’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusunu tartışırken, iktidar ve muhalefet cephesinde Meclis aritmetiğinde çoğunluğu sağlamak amacıyla da hazırlıklar son sürat devam ediyor. Üstelik hem iktidar hem de muhalefet partileri çoğu seçim bölgesinde ortak listelerle seçime girmeyi planlıyor. 

Fotoğraf: AA

Kamuoyu güçlendirilmiş parlamenter sistem ile bir araya gelen altılı masanın cumhurbaşkanı adaylarını açıklamasını bekliyor. Beklenti sürerken, CHP, İYİ Parti, DP, DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi tarafından oluşturulan altılı masadaki partilerin temsilcileri arasında da karşılıklı açıklamalar yaşanıyor. Adaylık tartışması süregiderken, kamuoyunun gündemine pek gelmese de ‘ortak liste’ hem iktidarın hem de muhalefetin gündeminde önemli bir yer tutuyor. 

Altılı masada yer alan partiler anayasa değişikliğiyle başkanlık sisteminden güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişi, ‘cumhur ittifakı’ yani AKP ve MHP’yse başkanlık sistemini koruyup anayasada değişiklikler vadediyor. HDP’nin de aralarında yer aldığı ve 24 Eylül’de yol haritası duyurulacak olan Emek ve Özgürlük İttifakı da benzer şekilde anayasa değişikliğini hedefliyor.

Tüm ittifakların seçmenin önüne koyduğu bu vaatleri gerçekleştirme yolunda aşmaları gereken iki baraj bulunuyor. Anayasayı referanduma götürerek değiştirmek için 360, Meclis’te değiştirmek içinse 400 milletvekili sayısına ulaşmak. Öte yandan 301 ve daha fazla vekil sayısına ulaşmak da Meclis’teki yasal değişiklikler için önem arz ediyor. Tüm bunların sağlanması için ortak listeyle seçime gidilmesi seçeneği üzerinden çalışılıyor. 

Seçim yasasıyla birlikte ittifak içinde düşük oya sahip partilerin ittifak oyundan daha az yararlanması nedeniyle başlayan ortak liste tartışmaları iktidar ve muhalefette çalışmaları da hızlandırmış durumda. 

AKP çalışmalarını bitirme noktasında

AKP kaynaklarından edinilen bilgilere göre, iktidar partisi uzun süredir çeşitli simülasyonlar üzerinde yaptıkları çalışmaları noktalamış durumda. İttifak ortağı MHP’yle çeşitli seçim bölgelerinde ortak liste oluşturmayı hedefleyen AKP, bu yolla ittifakın Meclis’teki çoğunluğunu korumayı ve anayasa değişikliği yapacak sayıya ulaşmayı hedefliyor. 

AKP’nin çalışmaları hakkında bilgi veren bir kurmay, çalışmaların çok aşamalı olduğunu aktarıyor. Kurmaya göre ilk aşama oluşturulacak listelerle olacak ve burada seçim bölgesinin genel eğilimi dikkate alınacak. AKP’nin yüksek oy oranına sahip olduğu ve MHP’nin düşük oy aldığı bölgelerde AKP listesinden seçimlere girilecek. Geriye kalan kimi bölgelerdeyse AKP ve MHP kendi listeleriyle seçime katılacak. 

Kurmayın aktardığına göre ikinci aşamaysa seçmeni ortak listeye ikna ve gerekçesini açıklamak olacak. Kurmay üçüncü aşamayı ve ortak liste fikrinin nedenini şu sözlerle açıkladı: “Üçüncü aşama kararsızları etkilemek olacak. İnanıyorum ki burada ortak listenin de etkisi olacaktır. Buradan ortağımız MHP’nin baraj sorunu olduğu gibi bir sonuç çıkmamalı. Buradaki amaç ittifakımızın Meclis’te daha güçlü temsil edilmesi ve hedefimize yürümek. Biz parti olarak tüm ihtimallere karşı simülasyonlarımızı yaptık, seçenekleri yöneticilere ilettik. Son karar elbette sayın genel başkanların olacaktır. Kendileri ayrı listeler veya ortak liste konusunda son sözü seçim sürecinde söyleyecektir.”

CHP’de formüller Kılıçdaroğlu’nun masasında

Öte yandan CHP’de de çok sayıda farklı formül ve ihtimalin değerlendirmeleri yapılmış. CHP’nin farklı simülasyonlar ve olası sonuçlara göre atacağı farklı adımlar olduğu belirtiliyor. İlk seçeneklerden Gelecek, DEVA, Saadet Partisi ve DP’nin adaylarının İYİ Parti ve CHP listelerinden aday gösterilmesi fikri kabul görmemiş durumda. DEVA Partisi’nin seçimlere partisinin logosuyla gireceğini duyurmasıyla söz konusu seçenek rafa kalksa da ‘kritik’ seçim bölgelerinde ortak liste gündemdeki yerini koruyor. 

CHP’nin seçim yasası kabul gündeme gelir gelmez çalışmalarını başlattığını aktaran bir kurmay, tıpkı AKP ve MHP gibi son kararın genel başkanlarda olduğunun altını çizdi.

CHP’li isim kendi cephelerinden çalışmaları şöyle özetledi: “Adayın açıklanması tartışması biraz da iktidarın gündemine kapılmak oldu, burada biz de hata yaptık. Oysa seçilecek aday kadar Meclis’teki çoğunluk da önemli. Nihayetinde biz topluma bir söz verdik ve bunu imza altına aldık. Biz önce 301, sonra 360 ve 400’ü hedefliyoruz. Hem halkı rahatlatacak yasalar yapmayı hem de anayasayı değiştirmek için en az 400 vekil hedefi ile yola çıkıyoruz. Tüm ihtimallere karşı formüller hazır ve tamamı genel başkanın masasında. Kendisinin de beğendiği ve değerlendirmeye aldığı formüller var. Bunları diğer liderler ile paylaşacaktır ve bir sonuç çıkacaktır. Ancak biz CHP olarak hedefimize ulaşmak için ortak listenin önemli olduğuna inanıyoruz.”

İYİ Partili kaynaklar da ortak liste formülü dahil birçok ihtimalin masalarında olduğunu, ama bu konuda altılı masada henüz net bir gündemin oluşmadığının altını çiziyor.

Emek ve Özgürlük ittifakındaki bazı bileşenlerin de geçmiş yıllarda olduğu gibi HDP listesinden seçime katılması bekleniyor. 

Prof. Tosun: Azımsanmayacak avantajlar sağlayabilir

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun bu noktada değiştirilen seçim yasasına ve doğurduğu ortak listeyle seçime girme çalışmaları için ‘seçim yasası ile gelen dezavantajları avantaja çevirme’ olarak nitelendiriyor. 

Tosun’a göre seçim yasası ittifaklar içindeki büyük partiler lehine avantaj yaratma, küçük partileri sistem dışı bırakma potansiyeline sahip. Bunun aşılmasıysa ortak listelerle seçime girilmesiyle mümkün. 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği formülü de değerlendiren Tosun, şunları söyledi: “Ortak liste tüm seçim çevrelerinde tek partinin listesinden ittifak içindeki partilerin kendi adaylarını göstermesi şeklinde hazırlanmak zorunda da değil. Nitekim Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği seçim ittifak stratejisi modeli buna dayanıyor. 41 ilde partilerin kendi logolarıyla kendi tüzel kişilikleri şeklinde seçime katılmaları, geriye kalan 40 il ve 87 seçim çevresinde ortak listeyle seçime katılma ihtimali anladığımız kadarıyla altılı masa için CHP’nin yaptığı çalışmalara göre partilerin kurumsal kimlikleri de dikkate alınarak en fazla kazandıran seçim senaryosu. Aslında parti tüzel kişiliklerinin dikkate alınmadığı senaryolarda altılı masanın partileri için en fazla vekillik elde etme imkânı sağlayan senaryo her koşulda cumhur ittifakı bloğunda AKP’nin tek başına, altılı masa partilerininse ya İYİ Parti olmadan CHP listelerinden ya da CHP olmadan İYİ Parti listelerinden seçime girmeleridir. Böyle bir olasılıksa mümkün görünmüyor. AKP için de altılı masa partilerinin tek başına seçime katılacakları yöntem en fazla kazandırandır. İki olasılık da tabii ki mümkün değil.”

Tosun altılı masanın ortak listeyle seçime girmesinin AKP ve MHP açısından en kötü senaryo olacağı görüşünü paylaşıyor. Hangi partinin ortak listeyi seçimde temsil edeceğinin farklı vekillik dağılımlarına yol açacağına işaret ediyor: “İktidar ve muhalefet bloklarındaki partilerin ortak listeyle seçime girmeleri hangi partinin listesinden seçime gireceklerine göre farklı vekillik dağılımına yol açabilir. En fazla kazandıran stratejik ittifak senaryosu özellikle cumhur ittifakı ve altılı masanın bileşeni partiler için oy oranı en yüksek olan partilerin listesinden aday gösterilip kurumsal kimliklerini öne çıkarmadan seçime katılmak olsa da özellikle altılı masada DEVA, Gelecek partisi gibi partiler kurumsallaşmasını güçlendirmek, seçmen hafızasında yer etmek için buna sıcak bakmıyorlar. Bu durumda, Kılıçdaroğlu’nun belirttiği simülasyona dayalı bazı illerde ortak liste, bazılarındaysa ki özellikle partilerin güçlü oldukları ve milletvekilleri çıkarabilecekleri illerde seçime ayrı listelerle girmeleri anlamlıdır. Bu seçim ittifakı modeli muhalefetin Emek ve Özgürlük İttifakı bloğu da düşünüldüğünde toplam muhalefet için özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde, Anadolu’daysa güçlü tabana sahip bazı illerde oy oranı ülke genelinde düşük altılı masa partilerine azımsanmayacak avantajlar sağlayabilir. Bunun nedeni, ittifak stratejisinin üreteceği stratejik psikolojik toparlanma etkisidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus; hangi seçim çevrelerinde hangi tür seçim ittifakı stratejisinin tercih edileceğinin mutlaka seçmenlerin güncel parti tercihleri dikkate alınarak yapılmasıdır. Bunun yolu da liste türlerinin her seçim çevresinde güncel kamuoyu araştırma sonuçlarına göre belirlenip hazırlanmasıdır.”