Erdoğan’ın pek çok konuda “Bu can bu tende oldukça,…” diye başladığı restlerinden bir anda “U dönüşü” yaparak söylediklerinin tam tersini yapmaktan imtina etmediğini bilenler, yakında itirazlarından tamamen vazgeçerek “veto”dan “evet”e geçmesinin sürpriz olmayacağı yorumları yapıyorlar. Ki, bu yorumlar hiç de yanlış sayılmaz.
İsveç ve Finlandiya, Türkiye’nin üyeliklerini “veto” edeceği açıklamalarını kuzeyli bir soğukkanlılıkla karşılıyor. Türkiye’nin tepkilerinin “yanlış anlama” ya da kimi “yanlış uygulamalar”la ilgili olabileceğini söylüyorlar.
Nitekim bu iki ülkeden iki heyetin yarın Türkiye’ye gelerek konuyu görüşmeleri bekleniyor.
Ama her ne kadar bu tartışma İsveç ve Finlandiya ile yapılıyor görünse de gerçekte bu tartışma bir yanıyla NATO öte yanıyla, asıl olarak da diyebiliriz, ABD ile yapılmaktadır.
Öte yandan Erdoğan bu açıklamaları sadece ABD ya da İsveç ve Finlandiya duysun diye değil, iç politikadaki amaçlarına uygun milliyetçi ve radikal dinci çevreleri motive etmek için de yapıyor.