Bütün Türkiye ve dünya, “Anayasa’ya aykırı, seçimi erteleyemezsin” dese de Erdoğan bunu umursamayacaktır… Çünkü Erdoğan anayasa, yasa, teamül, siyasi ahlak… gibi onu sınırlayabilecek her kuraldan kendisini münezzeh (azade) görmektedir. Tersine onun artık bu tür sınırlamalardan kendisini münezzeh tutmaktan haz aldığını söylemek bile yanlış olmaz. Dolayısıyla Erdoğan, “Üçüncü kez aday olamaz” eleştirisine bir de “Anayasa’ya aykırı olarak seçimi ertelediniz” eleştirisi eklenmesinden rahatsız olmaz!
Bu yüzden de seçimin zamanında yapılmasını isteyen muhalefet ve kamuoyu, sadece hukuki gerekçeler sıralamayla sınırlı kalırlarsa bu iki katlı olarak anayasaya aykırı olan seçimle yüz yüze kalmaktan kaçınamazlar. Tersine seçimin bir an önce yapılarak tek adam yönetiminden kurtulmak isteyen demokratik kamuoyu ve muhalefet partileri, seçimin ertelenmesinin iktidara faturasının zamanında yapılmasından çok daha ağır olacağını gösteren bir mücadele hattına girmeden iktidarı anayasaya uyma çizgisine çekemez.
Bu yüzden de seçimin zamanında, yasalara ve kurallara uygun biçimde yapılıp yapılamayacağı, Erdoğan’ın istediği ve onun keyfince koyacağı koşullarda mı yapılacağını, muhalefetin “Seçim ertelenmemeli, zamanında yapılamadır” talebinde ne ölçüde duracağı ile bağlantılıdır.