Yeni vergi ve zamlar getirilmesinin, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, yerel hizmetler gibi kamusal hizmetlerde “katkı payı” adı altında halka yeni faturaların çıkarılmasının, enflasyonun, “En haksız vergi alma yöntemi” olarak, işçi sınıfı ve emekçilerin gelirlerinin sürekli tırtıklanmasının bir aracı olarak daha etkin biçimde kullanılmasının, asgari ücret ve emekli maaşları gerçek enflasyonun altında tutulurken, TİS’lerin, olağan durumlardakilerden daha fazla baskılanmasının “acı reçete”nin başlıca önlemleri olarak karşımıza çıkarılacağını şimdiden söyleyebiliriz.
Hiç kuşkusuz “acı reçete” söz konusu olduğunda her zaman olduğu gibi; işçisinden patronlara, beyaz yakalısından esnafa kadar her kesimin elini taşın altına koyacağı, Hükümetin de “Acıyı adil olarak dağıtacağı” propaganda edilecektir.
Ancak gerçekte “acı reçete”deki “acı ilaç”lar halka içirilecektir. Bu reçetenin uygulanmasının üstünden alınacak yeni “ulusal gelir parçası”, yandaş sermaye kliği başta olmak iç ve dış sermayeye aktarılacaktır.