İbrahim Varlı: Tek adam rejimi 'siyasi ajandası' kapsamında süreci yürütüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tek adam rejimi kendi “siyasi ajandası” kapsamında süreci kontrollü bir şekilde istediklerini ala ala yürütüyor. Acelesi yok, Ortadoğu denkleminde şu ana kadar istediklerini belli oranda da olsa aldı. Süreci de rejim değişikliğine manivela yapacak şekilde ağırdan ilerliyor.

DEM Parti, Kandil ve diasporadan gelen “Kürt meselesinin çözümü, iktidarın siyasi takvimine ya da seçim hesaplarına feda edilemeyecek kadar kritik bir konudur” şeklindeki eleştiriler gelse de Erdoğan’ın ajandası işliyor.

Bu durum her adıma yansıyor. Aylardır dillendirilen “çerçeve yasa”nın uzatılması için her defasında ileri sürülen gerekçeler niyetleri ortaya seriyor. Sürecin daha da uzatılacağı, ağustosun ilk haftasına sarkacağı ve hatta sonbahara da kalabileceği iddialar arasında.

Sürekli erteleme hali, iktidarın zamana oynama stratejisinin bir parçası. Bu tutum da Kürt cephesinde eleştirilerin daha yüksek perdeden dillendirilmesine neden oluyor.

İktidara duyulan güvensizlik nedeniyle sürecin toplumsallaşamamasının yarattığı rahatsızlığın Kürt cephesindeki yansımaları da kendisini göstermeye başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun’un istifasındaki sözler “süreç”e dair önemli işaretler sunuyor. Hatun istifa açıklamasında sürece dair “yeni dönemin ve yeniden yapılanmanın yeterince anlaşılmadığını” dile getirirken bir gerçekliğe temas ediyor.

Tüm girişimlere rağmen süreç toplumsallaştırılamıyor. Araştırmalar da Kürtlerde iktidarın sorunun çözümünde samimi ve tutarlı olmadığına dair genel bir kanının olduğunu gösteriyor.

Ülkede otoriter bir rejim inşasında pupa yelken yol alınırken, Kürt sorununun demokratik çözümüyle ilgisi olmayan, herkesin kendi adına planlar yaptığı, çeşitli güç merkezlerinin müdahil olduğu bir sürecin “barış” ve “demokrasi” getirmesi eşyanın tabiatına aykırı.

İbrahim Varlı’nın yazısı