İbrahim Ekinci: Durum böyle iken Türkiye, nasıl ve ne yönden olumlu ayrışıyor?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Şu cümle önemli. Ekonomi yönetiminin bakışını yansıyor: “Düşük kamu borcu ve bütçe açığı, güçlü rezerv pozisyonu, azalan cari açık, artan dış kaynak girişi ve sağlam bankacılık sektörüyle Türkiye ekonomisi birçok ülkeden olumlu yönde ayrışmaktadır.”

Kamu borcu düşük değil. 100 milyar dolarlık garanti yükü borçtan sayılmıyor. Bütçe açığı düşük ama artama eğilimi de açık. Eşel mobil gibi uygulamalar, büyüme kaybının yaratabileceği vergi kayıpları gündemde. Rezerv durumu nispeten iyi ama güçlü değil. Kaldı ki sıkıntılı zamanlarda hızla eriyebildiğini de izliyoruz. Cari açık azalmıyor, hedef 22, son gerçekleşme rakamı 33 milyar dolar. Savaş şartlarında 50 milyar dolardan bahsediliyor! “Artan dış kaynak girişi” deniliyor ama çıkış var. Son bir ayda 25 milyar dolar çıkış hesap ediliyor! Cümledeki tek doğru virgül arası bankacılık sektörünün güçlü olduğu…

Rusya ayrışmış, artan enerji fiyatlarından yüksek karlar etmiş ama enerjide yüzde 90 ithalata bağımlıyken Türkiye’nin olumlu ayrışma şansı var mı? Savaşın ekonomiye etkilerini kestirmeye çalışıyoruz. Dünyanın en büyük askeri gücünün, en büyük ekonomisinin başında; hemen her gün bir ülkeyi, bir adayı, bir boğazı, bir kanalı, bir maden yatağını istediğini açıklayan genel kabul gören kanaatlere göre bir narsist, akıl sağlığı hakkında şüphe uyandıran bir dengesiz varken kim doğru bir kestirimde bulunabilir ki?

İbrahim Ekinci’nin yazısı