İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davasında tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 59’u tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın 60’ıncı duruşması bugün (1 Temmuz) görülüyor. Mahkeme başkanı dün (30 Haziran) ilk celsenin 9 Temmuz’da biteceğini, İmamoğlu’nun 8-9 Temmuz’da savunma yapacağını duyurmuştu.
Duruşma yarım kalan Ongun’un savunmasıyla devam etti. Gazeteci Furkan Karabay’ın aktardığına göre Ongun savunmasını şöyle bitirdi:
14.51: ‘Devlet palavracıların kirli diline alet olacak kurum değildir’
* Arkanızda adalet devletin temelidir, yazıyor. Yani adalet, bir arada, güvenle, eşit haklarla ve aidiyet duygusuyla biz, yurttaşları devlete hem bağlı bireyler kılıyor hem de devlete karşı bile bizi koruyor. Adına ‘devlet aklı’ denen bir palavrayla sözde derin devlet gibi kavramlara atıfla, bizleri devletin bir plan dahilinde tutuklattığı artık alenen dillendiriyor. Üstelik önemli makam sahiplerince. Devlet bu palavracıların kirli diline alet olacak kurum değildir.
* Ama, sizin temsil ettiğiniz adalet, gerekirse devlet organizasyonuna karşı bile bizi korumak zorunda. Çünkü siz devlet adına karar vermiyorsunuz. Türk milleti adına karar veriyorsunuz. İnşaat mühendislerinin sevdiğim bir sözü var: “Her yük temele gider” derler. 20’nci kata yerleştirilen bir piyanonun ağırlığı 19’uncu kata değil, temele gider.
* Bu, dava devletin temeli olan adalete yüklenen ağır bir yüktür. Kolonları çatlatacak kadar ağırdır. Bu yük temeli zorlamaktadır. Devleti ve adaleti doğal olarak bu milleti yoran, bu yapay yükten kurtulma vakti gelmiştir. Bu karar sizin ve iki üyenizin iki dudağı arasındadır. Öyle olmalıdır. Doğru hükmü icra etmeniz temennisiyle, saygılar sunarım.
13.37: ‘Fatih Türk’ü biz fanilerden ayıran ne?’
Gazeteci Fatoş Erdoğan duruşmayla ilgili şunları söyledi:
“Sosyal medyada operasyonun en büyük savunucusu olan Emre Erciş’in paylaştığı bir şemaya teşekkür ederek değinen Ongun, eski AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Mehmet Türk ve kardeşi Fatih Türk’ün aile network’ünün İBB iştiraklerinden Ocak 2022 – Ağustos 2024 arasında tam 926 milyon liralık ihale aldığını belgeleriyle açıkladı.”
Erdoğan’ın aktardığına göre Ongun savunmasına şöyle devam etti:
* Mehmet Türk’ün kız kardeşinin oğlu, teyze çocuğu, damadı, oğlu, yeğeni… Kendi 40 tane ihale almışlar, bir sürü paralar kazanmışlar. Allah şanslarını bol etsin, daha çok versin. Ama Emrah Bağdatlı şeytan, Murat Ongun şeytan… Mehmet Türk, Fatih Türk pırıl pırıl insanlar öyle mi?
* İşin daha da absürt tarafı, İSBAK’ın en tepesindeki isim olan Ertan Yıldız ile bu ihaleleri alan Türk ailesinin Ataköy’de aynı adreste/mülkte bulunmasıdır. Üstelik itirafçı Bayram’ın ifadesinde “Ertan Yıldız’ın esas kasası Fatih Türk’tür. Ertan Yıldız’ın oğlunun Porsche aracı Fatih Türk’ün üzerinedir” demesine rağmen savcılık bu aileye adeta toz kondurmuyor.
* Ekrem İmamoğlu’na selam veren gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ama bu arkadaşlar çok rahat, çok özgür. Mehmet Türk’ü, Fatih Türk’ü biz fanilerden ayıran ne?
* Ertan Yıldız’la Süleyman Atik’in itirafçı yapılması sürecinde Mehmet Türk ailesi etkin olarak görev almış mıdır? Bu insanların itirafçı yapılmasında iddia makamı tarafından yönlendirilmiş midir?
* Gidin, koyun yatağa başınızı deyin ki: “Ya Murat sen de burada yapmışsın bir eşeklik… Kuzu kuzu yat.” Yatarım. Sorun değil, yatarım ama anlayayım. Ne olduğunu anlayayım, ona göre yatayım.
12.09: ‘Kasam dedikleri kişinin mal varlığı 700 bin dolar’
Erdoğan’ın aktardığına göre Ongun şunları söyledi:
* Emrah Bağdatlı’nın toplam mal varlığını yazdım, alt alta topladım. Karşıma 34 milyon liralık bir mal varlığı çıktı. Yaklaşık 700 bin dolarına tekabül ediyor.
* İddianameye göre milyarlarca liralık ihaleleri organize eden, tonlarca firmanın sahibi olan, Murat Ongun adına rüşvet dağıtan, ihaleleri karıştıran, medyayı fonlayan, trolleri fonlayan denilen Emrah Bağdatlı’nın mal varlığı 700 bin amerikan doları. Değerli başkanım, devletimiz bugün kripto varlıklara bile ulaşabiliyor.
* Peki Emrah’ın, benim ya da diğer arkadaşlarımızın böyle bir kripto varlığı çıkmış mı? Yok. Hani Emrah benim kasamdı ya… Benim kasam dedikleri kişinin mal varlığı 700 bin dolar. Adamın toplam mal varlığı bu.
* Benim de dün söylediğim gibi, iddianamede yanlışlar var. Soruşturma açıldığında benim, eşimin, annemin ve babamın hesaplarını bile incelediler. Benim bir tane evim var sadece.
* Örgüt üyesi olmakla itham edilen: Güldem Şık üzerine kayıtlı iki aracı hariç mal varlığı yok. Barış Kılıç’ın aracı bile yok. Mal varlığı o kadar az ki…
* İddianamede Kültür AŞ’nin yedi tane aracını, Barış’ın mal varlığı gibi yazmışlar. Ya Kültür AŞ belediye iştiraki. Kültür AŞ’nin yedi aracını Barış’ın şahsi mal varlığına yazmışlar. Aracı yok zaten.
* Emrah Bağdatlı’nın kız kardeşi Özge Bağdatlı’nın mal varlığını okuyorum: Herhangi bir tapusu yok. 2012 model aracı var. Şirketine ait dört araç var.
‘Ağırıma gidiyor’
* Örgütün firması denilen OMR’nin sahibi Ömür Yılmaz’a bakalım. MASAK raporundan söylüyorum. Ömür Yılmaz adına tapu yok. Şurada gördüğünüz yüz milyonlarca liralık işi vardı ama üzerine kayıtlı bir serveti yok.
* Bir yanda beş ayda 600 milyon liralık iş alanlar var; onlar masum. Beş yılda çalışan insanlar ise örgüt diye suçlanıyor. Altı yıl önceki onlarca ihaleye, çalışmadığı Kültür AŞ ihalelerinde bile delil konulan Fatoş Ayık’ın mal varlığına bakalım: “Herhangi bir tapu ya da araç kaydına rastlanmamış.”
* Satın alma ihale müdürü örgüt üyesi yazılmış. Bir erkek olarak burada ailesiyle yaşadığı maddi sorunları anlattı. Yazık değil mi? Benim bunlar çok ağırıma gidiyor hakim bey.. Çok ağırıma gidiyor.
Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın aktardığına göre Ongun şöyle dedi:
11.50: ‘Ahlakıma sığmaz’
Erdoğan’ın aktardığına göre Ongun iddianamede adı 2 bin 195 kez geçen Emrah Bağdatlı’yı anlatıyor:
* Ben savcıların hayali olarak bize çizdiği istikamette devam eden biri değilim. 51 yaşındayım, bu saatten sonra kimseye eğilip bükülmem. Bir kişinin benimle olan ilişkisinde ne yaptığını, ne yapmadığını bilirim.
* Her soruya da yanıt veririm. Ben arkadaşlarımın kendi hakkında ne yapıp ne yapmadığını bildiğim insanları savcılar suçladı diye onlara sırtımı dönmem. O benim ahlakıma sığmaz.
‘Bağdatlı’nın odası yoktu’
* Emrah Bağdatlı’nın iletişim koordinatörlüğünde bir odası yoktu. Geldiğinde de en fazla bir iki saat kalırdı. Benim odama gelirdi, benim yanımda bulunurdu. Emrah Bağdatlı’nın yıllardır faaliyet gösteren şirketleri var. Neden ben bu insanın ihalelere girmesini engelleyeyim? Neden gizli, paralel bir yapı kurayım?
* Biz devletin ciddi kurumlarıyız. Her şey yazılı belgelidir. Emrah Bağdatlı’nın ortağı olduğu şirketin 5 yılda aldığı işin toplamı 10 milyon lira. Dün size açıkladım Serdar Haydanlı’nın 5 ayda aldığı ihale 600 milyon lira.
‘Emrah abartmayı seven bir çocuk’
* Vay şeytan Emrah… Beş yılda kendi firmasıyla iş yapmış diye dolandırıcı ilan ediliyor. Emrah abartmayı çok seven bir çocuk. Bana der ki: “Abi sana bir şey anlatıyorum ama abartma payımı da koy.” Bunca konunun başına gelmesinin sebebi de biraz bu.
* Soruşturmanın başından beri sistematik bir kurgu oluşturuldu. Herkes Emrah’ı suçladı. Emrah yurt dışında kalınca da bütün yük onun üzerine yıkıldı. İki buçuk ay boyunca Murat Ongun oldu şeytan, Emrah Bağdatlı oldu şeytan.
‘Benim üzerimde tepinildi’
* Bu iddianamede sözde örgüt yöneticisi iddiasıyla 30 şirketi olan Ertan Yıldız’ın adı 1145 kez geçiyor. Adem Soytekin’in adı 999 kez geçiyor. Murat Gülibrahimoğlu’nun adı yaklaşık 900 kez geçiyor. Emrah Bağdatlı’nın adı ise 2 bin 915 kez geçiyor.
* En küçük şirketten başlayarak Medya AŞ üzerinden tepinildi. Benim üzerimde tepinildi. Doğal olarak bana yakın olduğu için Emrah’ın üzerinde de tepinildi. Medyaya aynı doğrultuda haberler ve yazılar servis edildi.
‘Tanıklar bunları gazetelerden okuyarak itirafçı oldular’
* Burada dinlediğimiz tanıklar da bunları gazetelerden okuyarak gelip itirafçı oldular. Beni suçladılar. Emrah’ı suçladılar. Sonra da tahliye oldular. Murat Ongun ‘şeytan’ oldu. Emrah Bağdatlı ‘şeytan’ oldu.
* “Biz bunlara dokunursak yanarız” kaygısı oluşturuldu. Ben bu kaygıyı da haksız görmüyorum. İnsanları da eleştirmiyorum. Ama ben, savcıların hayal ettiği şekilde bize çizdiği istikamette hareket edecek biri değilim.
Murat Ongun için ne kadar ceza isteniyor?
Ongun’a 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.
Ongun’a yöneltilen suçlamalar şöyle: “‘Rüşvet’, ’53 kez ihaleye fesat karıştırma’, ’33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘suç gelirlerini aklama’.”