Pozitif-iz Derneği’nin 2024 Hak İhlalleri Raporu’na göre HIV pozitif bireylerin uğradığı hak ihlalleri hız kesmiyor. Raporlanmaya başladığı 2018’den bu yana hak ihlallerinde üç kattan fazla artış oldu.

Fıtık sorunu nedeniyle ameliyata hazırlanan hasta HIV pozitif olduğunu hekimine söyledi. Ancak hastane operasyonu son anda iptal etti.
İşe giriş için testler yaptıran sağlık çalışanı HIV pozitif olduğunu öğrendi. HIV taşıdığı için işe alınmadı.
Ehliyet için gereken sağlık raporu aile hekimi tarafından verilmedi ve hastaneye sevk edildi.
KKTC’de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı HIV pozitif olması nedeniyle sınır dışı (deport) edildi.
İşe devam ederken yapılan rutin tarama testinde HIV pozitif olduğunu öğrendi. Bunu işyeri hekimine bildirdi. İş yeri hekimi de yetkililere bildirilince ücretsiz izne çıkarıldı.
Özel bir diş hekimliği kliniğinde HIV pozitif olduğu için tedavisi yapılmadı.
Yukarıdaki örnekler derneğe gelen ve raporda yer alan şikâyetlerden birkaçı. Sağlık çalışanları dahil toplumda HIV/AIDS’le ilgili efsanelerin devam ettiğini, daha çok yol almamız gerektiğini ortaya koyuyor.
Raporda yer alan tespitler özetle şöyle:
* 2024’de derneğe danışmanlık için başvuran bin 140 kişinin 230’unda hak ihlali belirlendi. Bunlardan 37’si hukuki süreç başlattı.
* En çok sağlık, çalışma ve kişisel verilerin korunması alanlarında ihlaller yaşanıyor. Yabancı uyruklular özellikle sağlık hakkına erişimde ciddi ayrımcılık ve engellerle karşılaşıyor. Başvuruların yüzde 40’ı sağlık, yüzde 24’ü çalışma hakkı ihlalleriyle ilgili.
* Yabancı uyruklu HIV pozitiflerin başvuruları geçmiş yıllara göre arttı. Başvurular çoğunlukla Türki (Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan vs.) devletlerden geliyor. Bir kısmının Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamı dışında kalmaları sebebiyle tedaviye erişemediler. Bunun başlıca nedeni, Türkiye’de yasal oturum veya çalışma hakkı kazanmadan önce tanı almaları.
* Yabancı olmaları nedeniyle daha ağır ve yıkıcı sorunlarla karşılaşıyorlar. HIV teşhisi nedeniyle geri ödeme kapsamından çıkarılan ilaçlar ve tedaviler hem kişisel sağlık hem de toplum sağlığı açısından ciddi sorun oluşturuyor.
*Çoğunlukla birden fazla hak birlikte ihlal edildi. Bu çoklu ihlaller, özellikle sağlığa erişim ve çalışma hakkı başlıklarında yoğunlaştı. Hukuki yola başvuran 37 kişiden yüzde 54’ü sağlık, yüzde 27’si çalışma, yüzde 8’i kişisel verilerin korunması ve seyahat-barınma, yüzde 6’sı aile ve ceza hukuku, yüzde 3’ü ise askeri mevzuata dayalı ihlaller nedeniyle başvuruda bulundu.
230 hak ihlali İstanbul’dan bildirildi
*Derneğe ulaşan 230 hak ihlali başvurusunun 65’i İstanbul’dan. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 23, İzmir ve yurtdışı başvurularından 17’şer kişi başvurdu. Ayrıca Sakarya’dan 15, Mersin’den 12, Antalya’dan 10, Ankara ve Adana’dan 8’er, Kocaeli’den 6, Kayseri’den 4 başvuru geldi. Geriye kalan 45 başvuruda ise il bilgisi ya paylaşılmadı ya da farklı illerden bildirildi.
*Hukuki yollara başvuru oranlarında dikkat çekici değişimler gözlendi. 2020’de başvuruların yüzde 21,4’ü hukuki sürece taşınırken, 2021’de oran Covid-19 pandemisi etkisiyle yüzde 12,9’a düştü. 2023’te yüzde 4,7 ile en düşük seviyeye inen oran, 2024’te yüzde 16,1’e yükseldi. Bu artış, başvuru sayısı azalmış olmasına rağmen hukuki mücadeleye yönelenlerin iki kattan fazla artmasıyla desteklendi.
*Ceza alanındaki başvuruların ortak konusu kişinin rızası dışında HIV statüsünün izinsiz ele geçirilmesi ve paylaşılması. Çoğu ihlal HIV’le yaşayanın aile bireyleri veya partnerlerinin durumu tehdit aracı olarak kullanmasıydı.
Düşündürücü tablo: Sağlık çalışanları hak ihlali yapıyor
Pozitif-iz Derneği Kurucu Üyesi Çiğdem Şimşek HIV ile yaşayanların en temel insan haklarına erişimlerinde hâlâ ciddi engeller olduğunu vurguladı.
Şimşek en fazla ihlalinin sağlık alanında ve sağlık çalışanları tarafından uygulandığını söyledi: “Bu bize çok net bir gerçeği gösterdi. HIV ile yaşayanlar için damgalanma ve ayrımcılık hâlâ sağlık hizmetlerine erişimin önünde büyük bir engel.
Bu durum bize sadece sorunları değil, çözümün nerede başlaması gerektiğini de gösterdi. Rapordaki vakalara baktığımızda, ihlallerin büyük bir kısmı yanlış bilgiden, önyargıdan veya korkudan kaynaklanıyordu.
Yani aslında sağlık çalışanları, farkında olmadan bir ayrımcılık döngüsünün parçası hâline gelebiliyor.”
HIV dostu sağlık çalışanlarına ödül
Önceki raporlarında da benzer tespitte bulunan dernek HIV alanında pozitif örnekleri görünür kılmak ve iyi uygulamaları teşvik etmek amacıyla ‘Ben ve Sağlık Çalışanım’ kampanyasını başlattı.
Dernek bu kampanyayla HIV ile yaşayanların sağlık çalışanlarına olan güvenini yeniden kurmayı ve aynı zamanda sağlık çalışanlarının da kendilerini bu alanda daha güçlü hissetmelerini hedefledi.
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Asuman Şengöz İnan, eczane Teknikeri Murat Aslan, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gönüllü ve Test Merkezi’nden hemşire Ceren Işık Özkahya ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden hemşire Özgür Kılıç’a HIV Dostu Sağlık Çalışanı Ödülü verildi.
Soldan: Ceren Özkahya Işık – Özgür Kılıç – Asuman Şengöz İnan – Murat Aslan
Bu ödüllerin sadece bir teşekkür değil, doğru tutumun mümkün ve yaygınlaştırılabilir olduğunu göstermek olduğunu vurgulayan Şimşek şöyle dedi:
“Biz inanıyoruz ki HIV ile yaşayanlar için en önemli şeylerden biri, kendilerini güvende hissedebilecekleri, damgalanma ve ayrımcılığın olmadığı bir sağlık ortamının varlığı.
Pozitif-iz olarak bu dayanışmayı büyütmek hem sağlık çalışanlarını hem de HIV ile yaşayanları bilgiyle, güvenle ve empatiyle buluşturmak istiyoruz.
Çünkü eşit sağlık hakkı ancak birlikte savunulduğunda mümkün.”
Hak arama bilinci artıyor
Derneğin gönüllü avukatı İsmail Cihan Tuğcu’ysa şöyle konuştu:
“Başvuruların artması ihlallerin çoğalmasının yanı sıra HIV ile yaşayanların haklarını arama bilincinin güçlenmesiyle açıklanabilir.
Başvurucuların büyük çoğunluğu dava açmadan, haklarını koruyabilecek mekanizmaları tercih etti. Bu da HIV alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının verdiği danışmanlıkların kritik önemini gösteriyor.”