Yaşadıklarımız bize her yaşta geçen zamanı yeniden yaşatıyor…
Hırs… Çıkar…
Bireysel çıkarları için 90 yıllık Cumhuriyet’i amaç olarak değil, araç olarak kullananları çok yakından tanıyoruz…
Oysa Cumhuriyet hep aydınlanmanın ışığında yürümüş ve bugünlere gelmiştir.
Bugün Silivri’de tutuklu 11 arkadaşımız var…
Benim gözümde onların hepsi yurtsever; laik demokratik Cumhuriyeti, üniter devleti savunan, temel hak ve özgürlüklerden yana olan dostlarım…
Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Güray Öz, Hakan Kara, Turhan Günay,Musa Kart, Önder Çelik, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Ahmet Şık…
Arkadaşlarımızdan 10’u 81 gündür, Ahmet Şık 25 gündür tutuklu…
…
Cumhuriyet’i ihbar eden eski arkadaşlarımızı yalanlarıyla baş başa bırakıyorum… Biz kendi çıkarlarımızı değil, ülkemizin çıkarlarını savunduk… Çalmadık, çırpmadık… Laik devleti, demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri savunduk…
Çünkü kimi yaşanmışlıklar, tutkunun, yoksunluğun, kimsesizliğin o zaman dilimi içinde fotoğraf karelerini oluşturur…
Bırakırsın kendini karanlığına. Gözlerini açtığında aydınlık kucaklar seni. Ve bir sesle irkilirsin… Düşen sesin halkaları çıkar, hırs …
Dudaklar, öpüşler, aşk her şey yeniden doğar; ölümsüz o yolun unutuşta hayatın özgürlüğüdür yıldızlar… Başımız dik, alnımız açık!..