Hediye Levent: Esad, Erdoğan'la barışır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin Suriye’nin yıkımındaki payı artık Türkiye içinde bile konuşuluyor. Suriye’de hayli hayli biliniyor.

Bu işin nedenine, nasıl olacağına her zamanki gibi sırayla bakalım:

Şam ayaklanmanın neredeyse başından beri Suriye içindeki yıkımdan Türkiye’yi sorumlu tuttu ancak resmi açıklamalarda kullanılan dile her zaman dikkat edildi. Açıklamalarda çoğunlukla “Türkiye ve Türkiye halkı ile sorunumuz yok” ayrımına yer verildi. Sorumlu olarak Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi isimler işaret edildi. Ancak bu isimlere yönelik ifadeler de ölçülüydü. Kısacası Türkiye’den yapılan açıklamalarda kullanılan “katil, zalim, eli kanlı, diktatör” benzeri ifadeler Şam’dan yapılan açıklamalarda çok nadiren yer aldı.

Şam yakın zamana kadar “Suriye’de olanlardan Türkiye değil, Türkiye hükümeti sorumlu” çizgisini korumaya çalıştı. Ankara’dan gelen normalleşme taleplerinin ardından bu çizgiyi güncelledi ve “Türkiye, Suriye ile ilişkilerini düzeltmek istiyor” şeklinde, AKP hükümeti değil Türkiye devleti ile muhataplık olarak öne çıkarmaya başladı.

Esad, daha önce basın mensupları ile yaptığı görüşmede “Erdoğan ile el sıkışma konusunda çok istekli olmadığını ancak gerektiğinde bunu yapacağını” söylemişti.

Kısacası Esad, Türkiye ile ilişkileri kişiselleştirmediği gibi yıkımdan AKP’yi, barış girişiminden Türkiye Devleti’ni sorumlu görerek manevra alanı da açmış oldu.

Hediye Levent’in yazısı