Hediye Levent: BAE-Suudi Arabistan gerilimi, Türkiye ve İsrail arasındaki nüfuz mücadelesini derinleştirebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 1 Mayıs itibarıyla örgütten ayrılacağını duyurmasının ardından tartışmaların merkezine yerleşti.

BAE böylesi radikal denebilecek bir kararı birkaç gün içinde almadı elbette ancak kararın olası sonuçlarını BAE bile kestiremiyordur muhtemelen ki, OPEC ve Rusya’nın başını çektiği OPEC+ bünyesindeki ülkeler arasında BAE’yi takip edecek ülkelerin olabileceği konuşuluyor şimdiden.

BAE bu savaştan en fazla etkilenen Körfez ülkesi oldu demek yanlış olmaz. BAE’den yapılan açıklamalarda Körfez ülkelerine yönelik serzenişleri dikkate almak gerek. Bu süreçte yalnız bırakıldığını düşünen BAE, Körfez İşbirliği Konseyi gibi önemli bir oluşumun da dağılabileceğinin sinyalini verdi.

BAE-Suudi Arabistan gerilimi İran savaşının ve Hürmüz Boğazı krizinin gölgesinde kalmış durumda bir süredir ancak alttan alta kaynamaya devam ediyor. Bu gerilimde Suudi Arabistan ve Türkiye aynı cephede yer alırken BAE ile İsrail birlikte hareket ediyor. 

Türkiye ile İsrail’in askeri çatışmalara girmesi ihtimali hâlâ yok denecek kadar düşük ancak birbirlerinin ayaklarına basmayacakları, çıkarlarına yönelik hamleler yapmayacakları anlamına gelmiyor. Dolayısıyla BAE-Suudi Arabistan gerilimi Türkiye ve İsrail arasındaki nüfuz mücadelesini de derinleştirebilir.

Hediye Levent’in yazısı