Hediye Levent: Ankara-Bağdat-Erbil üçgeni

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir süredir Ankara ile Bağdat arasındaki temaslar hız kazandı. Elbette en dikkat çekici olanı önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Bağdat-Erbil’i ziyaret etmesiydi. Bu ziyaretin ardından MİT Müsteşarı İbrahim Kalın ve son olarak da Savunma Bakanı Yaşar Güler bölgeye gitti.

Bu karşılıklı ziyaret trafiğini daha da ilginç kılan faktörlerden biri de Haşd-i Şaabi Lideri Falah El Fayyad’ın katılımı oldu. Türkiye yakın zamana kadar İran destekli silahlı grup olan Haşd-i Şaabi’yi de terörist olarak nitelendiriyordu.

Peki Ankara-Bağdat-Erbil hattındaki bu yoğun diplomasi trafiğinden hangi taraf ne bekliyor?

Ankara’dan başlayayım.

Ankara açısından en önemli mesele PKK. Bu çerçevede Bağdat’ın ve Erbil’in tam desteğini almak isteyen Ankara Bağdat ve Erbil’deki muhataplarını ikna etmeye çalışıyor. Elbette Ankara açısından en önemli muhatap Bağdat. Çünkü Bağdat PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmiyor. Ayrıca bütçesi Bağdat tarafından sağlanan Haşd-i Şaabi’yi sahada PKK karşıtı operasyonlara dahil edebilmek Ankara açısından çok önemli.

Ankara’nın bir diğer hedefi ise yine PKK meselesinin uzantısı olarak gördüğü Süleymaniye yönetimini örgütten uzaklaştırmak. Bu çerçevede Erbil’i Süleymaniye yönetimine baskı yapması için sıkıştıran Ankara açısından Bağdat’ı ikna etmek zaman alabilir gibi görünüyor.

Çünkü Erbil’deki KDP yönetiminin aksine Süleymaniye’deki KYB yönetiminin İran ile ve buna bağlı olarak Bağdat’taki İran destekli siyasi çevreyle ilişkileri oldukça iyi. Gerçi Ankara bir süredir Süleymaniye’ye yönelik markajını daralttı ve Süleymaniye’ye uçuşları askıya aldı. Ayrıca geçtiğimiz aylarda yapılan Vilayet Meclisleri Seçimlerinde Kerkük’te KYB’nin önünü kesmeye çalışan Ankara Bağdat’ı ve Haşd-ı Şaabi’yi Süleymaniye-PKK ilişkisi çerçevesinde birlikte hareket etmeye ikna etmeye çalışıyor.

Hediye Levent’in yazısı