Kılıçdaroğlu ve Sancar’ın ifrata kaçan övgülerinde, kendi ifadeleriyle ‘demokrasi cephesi‘nin en kaygan bileşeni Saadet Partisi’ni saflarda tutma gayretinin rol oynadığı söylenebilir. Aslında toplantıyı en iyi “Bugün herkes Milli Görüşçü olmuş” sözleriyle Temel Karamollaoğlu özetledi.
Ancak ‘Erbakan açılımı‘nın bir boyutunun da solun uzanamadığı muhafazakâr yoksul kitlelerle bağ kurma çabası olduğu inkâr edilemez. Bu iletişim stratejisinin yolunun, ünlü Milli Görüş gömleğini bile giyerken Versace markasından aşağısı kurtarmayan, arkasında paylaşılamayan hatırı sayılır bir servet bırakan müteveffa lidere övgüler düzmekten mi, yoksa sade insanların hayatına değmekten mi geçtiğini sorabiliriz. Eğer cevabımız ikinciyse de, “kul hakkını yiyene oy veren harama ortak olur” benzeri dinsel referanslı ifadelere bel bağlayarak, Türk sağının mümtaz şahsiyetlerine selam durarak onların ruhlarına hitap etmeniz pek kolay olmaz.